Vicing türkçesi Vicing nedir

Vicing ingilizcede ne demek, Vicing nerede nasıl kullanılır?

Debt servicing : Borç servisi.

Program servicing department : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapım bölümü. Yapım işlerinin yürütülmesinden, çalışmalarının düzenlenmesinden sorumlu bölüm.

Servicing : Hizmet vermek. Genel bakım. Tamir etmek. Hizmet. Yardım etmek. Bakım. Müşteriye bakmak. Doldurma. Çiftleştirmek (kısrak). İkmal.

Vicinage : Yöre. Komşuluk. Havali. Çevre. Civar. Etraf.

Vicinities : Komşuluk. Dolay. Semt. Havali. Civar. Yakınlık. Çevre. Yöre. Yakın yer. Etraf.

Veni vidi vici : Geldim gördüm yendim (julius sezar tarafından söylenen onun askeri zaferleri ile alakalı latince ifade). Geldim gördüm yendim.

Vicianine : Visianin. Fiğ ve burçak türlerinde bulunan, vücuda alındıktan sonra bağırsak florasının etkisiyle hidrosiyanik asit açığa çıkararak zehirlenmeye neden olan bir siyanojenik glikozit.

Vicinity : Yakınlık. Yakın yer. Etraf. Dolay. Yöre. Civar. Havali. Komşuluk. Semt. Çevre.

In the vicinity : Bu civarda. Bu çevrede. Bu semtte. Civarda. Mahallede. Çevrede. Bu yörede. Bu bölgede. Etrafta. Bölgede.

Vicia villosa poisoning : Tüylü fiğ zehirlenmesi. Vicia villosa zehirlenmesi.

 

İngilizce Vicing Türkçe anlamı, Vicing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vicing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blots : Kirletmek. Lekelemek. Karartmak. Kurutma kağıdıyla kurutmak. Lekelenmek. Kurutma kağıdı ile kurutmak. Kirlenmek. Karalamak. Mürekkep lekesi yapmak.

Disservice : Kırmak. Hasar. Zararlı davranış. İncitmek. İncitici davranış. Zarar. Ziyan. Zararlı iş.

Antinomianism : Kanunsuzluk. Kurtuluşun hayır işleri ile değil de lütuf kazanıldığını ileri süren hristiyan doktrini. İncil'in getirdiği ahlak kurallarına karşı olma. Ahlak kurallarına karşı gelme.

Daub : Bulaştırmak. Lekelemek. Kaplamak. Harç. Sıvamak. Beceriksizce boyamak. Sürmek. Kirletmek. Çamur.

Actings : Hareket eden. Oynama. Davranan. Yapan. Aktörlük. Temsil. Oyunculuk. Oyun. Rol yapma.

Clamp : Mengene ile sıkıştırmak. Ambar (yeraltı). Pens. Sıkıştırmak. Işıldakları borulara ya da ışık köprüsüne, panoları birbirine tutturmakta kullanılan halka. Mengeneyle sıkıştırmak. Kilit vurmak. Kenetlemek. Bir aygıtı bir yere sağlamca tutturmak için kullanılan gereç. bir gaz ya da sıvı akışını, bunların içinden geçtiği lastik boruları sıkıştırarak kabaca denetleyebilen gereç.

Adjoint : Eklenmiş. Ek. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Bitişik. Mücavir. Eklenik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sınırdaş.

Casting vote : Başkanın oyu. Belirleyici oy. Karar oyu. Etkin oy. Sonucu belirleyen oy.

 

Blobbing : Kıvamı koyu iri bir damla. Damla. Küçük yuvarlak. Küçük kütle. Küçük yuvarlak kütle. Küçük damla. Hata yapmak. Damlamak. Su damlası.

Vicing synonyms : multiple voting, viced, disablement, cramps, acolytes, debauchery, excuse, crampiron, demoralization, experience, daubed, diskindness, clamps, accommodating, straight ticket, defecting, depravity, accessorius, accessary, amends, blot, beastliness, blotching, bads, blotted, life, corruptness, combination sleep coint, assistant, bending claw, accessorily, apologies, depravation.

Vicing zıt anlamlı kelimeler, Vicing kelime anlamı

Split ticket : Çok partili oy pusulası. Birleşik oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Punctuality : Dakiklik.

Vicing antonyms : pastness, late, lateness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present.