Servicing türkçesi Servicing nedir

  • Yardım etmek.
  • Doldurma.
  • İşletmede tutma.
  • Hizmet vermek.
  • Servis yapma.
  • Müşteriye bakmak.
  • Bakımını yapmak.
  • Bakım.
  • Çiftleştirmek (kısrak).
  • Hizmete hazırlama.
  • Genel bakım.
  • Tamir etmek.
  • İkmal.
  • Hizmet.

Servicing ingilizcede ne demek, Servicing nerede nasıl kullanılır?

Program servicing department : Yapım işlerinin yürütülmesinden, çalışmalarının düzenlenmesinden sorumlu bölüm. Yapım bölümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Debt servicing : Borç servisi.

Service : Servis. Başlama atışı. Bakımını yapmak. Bilgisayar, iktisat, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Hizmet. Aşmak (erkek hayvan). Hizmet etmek. Servis sağlamak. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toptan sonra yeniden oyuna başlamak için yapılan atış.

Service access point : Sunucu erişim noktası. Sunucu geçiş noktası. Hizmet erişim noktası.

Service account : Hizmet hesabı.

Service book : Dua kitabı.

Service area : Dinlenme tesisleri. Servis alanı. İşletme bölgesi. Yakıt almak veya dinlenmek için otoyol kenarlarında bulunan alan. Yayın alanı. Tesis. Hizmet alanı. Dinlenme tesisi. Mola yeri. Yayını alabilen alan.

Service account configuration : Hizmet hesabı yapılandırması. Servis hesabı yapılandırması. Hizmet hesabı kurgusu.

 

Service agreement : Hizmet akdi. Hizmet sözleşmesi.

Service agency : Hizmet acentesi.

İngilizce Servicing Türkçe anlamı, Servicing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Servicing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fix : Tespit etmek. Tayin etmek. Gözünü ayırmamak. Düzeltmek. Eroin dozu. Düzeltme. Onarmak. Rüşvet vermek.

Completion : Bitme. Tamlama. Bitirme. Yerine getirme. Bitiş. Bütünleme. Sona erme. Tamamlama. Sonuçlanma.

Custodies : Gözaltı. Sorumluluk. Gözetim. Tutukluluk. Koruma.

Infilling : Dolgu. Mevcut binalar arasındaki boşluklara bina dikmek. Boşluk doldurmak. Boşluk doldurma.

Loadings : Yükleme. Film takma. Yük.

Befriended : Dostça davranmak. Arkadaşlık etmek. Elinden tutmak. Arkadaşça davranmak. Arkadaş olmak.

Assist at : Katılmak. Yardım etme. Yer almak. Hazır bulunmak.

Condition : Şartına bağlamak. Koşullamak. Durum. Genel sağlık durumu. Form. Şartlandırmak. Koşullandırmak. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplumsal durum. Düzenlemek.

Fulfilment : Tamamlama. Yerine getirme. İçindeki potansiyelini iyi kullanmaktan doğan memnuniyet. Yapma. İcra. İcra etme. Gerçekleştirme. İfa.

Reinforcement : Öğrenme bakımından, koşullu bir tepkiyi bir ödül ya da kıvanç verici yeni bir uyaran ile güçlendirme. önceden belli bir uyarana karşı gösterilmiş olan bir tepkinin yoğunluğunun ve etkisinin arttırılması. Kuvvetlendirme. Teşvik. Destek. Güçlendirme. Berkitme. Takviye parçası. Toplum yaşamının bir gereği olarak bireylerden belli durumlarda beklenen tepkileri elde etmek üzere, öğrenilmiş bir davranışı ya da tepkiyi olumlu, olumsuz türlü yaptırımlarla güçlendirerek ilgili uyaranlar karşısında yinelenmesini sağlama. Takviye.

 

Servicing synonyms : sexual union, maintenances, block out, mend, bear out, bear somebody out, perfection, do up, maintenance, attendance, care, pairing, attention, mended, refill, ministry, attendances, bear a hand, aspect, repeat examination, fulfillments, backfilling, fix up, bodge, charging, aiding, overhaul, conjugation, keeping, abets, coupling, perfections, consummations.