Service area türkçesi Service area nedir

  • Yayın alanı.
  • Mola yeri.
  • Hizmet alanı.
  • Servis alanı.
  • Dinlenme tesisleri.
  • Dinlenme tesisi.
  • İşletme bölgesi.
  • Yakıt almak veya dinlenmek için otoyol kenarlarında bulunan alan.
  • Tesis.
  • Yayını alabilen alan.

Service area ingilizcede ne demek, Service area nerede nasıl kullanılır?

Service : Tamir etmek. Hizmet etmek. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Hizmet vermek. Yardım etmek. Servis. Bakımını yapmak. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik. Servis sağlamak. Bakımını sağlamak.

Area : Bodrum girişi. Yöre. Ülke yüzölçümü. Alan. Yersel alan. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Alan, yer, saha. İata'nın üç coğrafi bölgesinden biri. Arazi. Saha.

A service area : A yayın alanı.

Primary service area : Birincil yayın alanı. Birincil yayın alanı radyo.

Service access point : Hizmet erişim noktası. Sunucu geçiş noktası. Sunucu erişim noktası.

Service account : Hizmet hesabı.

İngilizce Service area Türkçe anlamı, Service area eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Service area ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Facility : Yararlı her türlü kuruluş. Araç. Her türlü şey. Sühulet. Vasıta. Olanak. Kolaylık. Avantaj. Tesisat.

 

Service station : Bakım yeri. Servis. Motorlu taşıtların, bakım ve onarımının yapıldığı yer. Otomobille gezen kimselere yakıt ve diğer hizmetleri sunan işletme. Benzin istasyonu. Benzinci. Servis istasyonu. Akaryakıt istasyonu.

Television coverage : Televizyon yayın alanı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon yayın bölgesi. Bir televizyon vericisinin ya da birçok vericiden oluşan bir televizyon ağının eriştiği alanın tümü.

Foundation : Tesis etme. Ten boyası. Alt yapı. Temel. Makyaj temeli olarak kullanılan kozmetik krem. Yapma. Vakıf. Fondöten. Kurum.

Erecting : Montaj. Dikme. Düzeltme. Kurma.

Promotion : Artırma. Reklam. Sınıf geçme. Kurma. Tanıtma. Piyonun vezir olması. Tanıtım. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteren öğrencinin, yönetmelik gereğince bir üst sınıfa yükselmesi. Promosyon.

Plant : Yapımı sağlayan makineli kuruluşların tümü. (aletler, avadanlıklar, makineler ve diğer durağanlardan kurulu işletme). İndirmek. Koymak. Yapımevi. Yapıştırmak. Vurmak. Yutturmak. Saklamak. Yeşillendirmek.

Stopover : (yolculukta) mola. Konaklama. Konaklama yeri. Ara istasyon. Durma-binme. Mola. Koyverme (halat vb). Voleybol ve basketbol gibi bazı sporlarda takımların oyun arasında aldıkları kısa dinlenme süreleri. Kısa süreli duraklama.

Way station : Konaklama yeri veya istasyonu. Araya girmiş istasyon. Ara istasyon. Ara durak. Tali tren istasyonu.

Establishment : Kurma. Belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan özel veya kamu örgütü. Tesis etme. Kurum. Kuruluş.

Service area synonyms : institutions, rest house, amenity, installations, catchment, establishing, premises, coverage, service court, stopovers, rest area, catchments, operating range, institution, resting place, installation, broadcast area, broadcasting area, founding, facilities, coverages.