Viewpoint türkçesi Viewpoint nedir

  • Telakki.
  • Görüş açısı.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Bakış noktası.
  • Bakım.
  • Bakış açısı.
  • Nokta-i nazar.
  • Görüş.
  • Manzara noktası.
  • Görüş noktası.

Viewpoint ile ilgili cümleler

English: From the viewpoint of tissue culture, the environment for this experiment should be more rigidly defined.
Turkish: Doku kültürü bakış açısından, bu deney için çevre daha katı bir şekilde tanımlanmış olmalıdır.

English: From an objective viewpoint, his argument was far from rational.
Turkish: Objektif olarak bakınca, onun görüşleri rasyonalizmden epey uzak.

English: I am looking at the matter from a different viewpoint.
Turkish: Ben bu konuya farklı bir bakış açısından bakıyorum.

English: From the viewpoint of health, Tokyo is not such a good place to live.
Turkish: Sağlık açısından bakıldığında Tokyo böylesine güzel bir yer değil.

Viewpoint ingilizcede ne demek, Viewpoint nerede nasıl kullanılır?

High camera viewpoint : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir alıcının, orta boyda bir insanın göz düzeyinden yukarıda bulunduğu durum. alçak görüş noktasının karşıtı. Yüksek görüş noktası.

Viewpoints : Bakış açısı. Bakış açıları. Manzara noktası. Görüş noktası.

Viewport : Görüntü kapısı.

 

Viewport size : Görüş alanı boyutu.

Viewphone : Görüntülü telefon.

İngilizce Viewpoint Türkçe anlamı, Viewpoint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viewpoint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stand : Çekilmek. Kanıtlamak. Tahammül etmek. Dikilmek. Durmak. Statif. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Ayakta dikilmek. İhtiyaç duymak. Gitar sehpası.

Attitude : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Poz. Tüm gövdenin uyumlu bir biçimdeki duruşu. dansçının bir bacağı üzerinde dururken, öteki bacağını doksan derecelik açıyla kaldırarak ve dizden bükerek arkaya götürmesi. çeşitli biçimleri vardır. Belli nesnelere, olaylara, kişilere karşı belli biçimde davranma yolunda toplumsal olarak kazanılmış eğilim ya da yönelim. Yöneliş. Tavır. Duruş. Hal. Durum.

Concept : Fikir. Sözcüklere gerçek anlamlarını vermek ve bunlar aracılığıyla düşünmek, olayların ve süreçlerin özünü kavrayıp temel yanlarına ve özelliklerine ilişkin genellemeler elde etmek olanağını sağlayan, nesnel çevrenin insan düşüncesindeki yansıma biçimi. Genel düşünce. Dünyadaki nesnelerin, durumların, hareketlerin ve tasavvurların dildeki ifadesidir. kavramın değeri, niteliği aynı dili konuşan kimselerce aşağı yukarı aynıdır: ekmek, su, susuzluk, tembellik, delikanlı, dörtnala, tutumlu vb. Anlayış. Tasavvur. Kavram. Bir olay, nesne, durum ya da koşula, ayrıtsal özelliklerini bireştirerek kavranabilirlik kazandıran düşünsel bütünlük. Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce. bir olay, bir nitelik ya da nicelik üzerinde oluşan zihinsel imge. kaplamı ve içeriği bir im ya da sözle anlatılarak anlam kazandırılan soyut düşünce.

 

Maintenances : Muhafaza. Devam. Geçindirme. Geçim. Savunma. Onarım. Maişet. Nafaka. Sürdürme. İdame.

Care : Kendini üzmek. Önem vermek. Sorumluluk. Umursamak. Hoşlanmak. Kaygı. Umurumda olmak. Beğenmek. Sevmek. Önemsemek.

Keepings : Uyum. Geçimini sağlama. Gelecekte kullanmak için ayırma. (evrak vb) muhafaza etme. Geçindirme. Muhafaza etme. (defter) tutma. Saklama. Tutma.

Slant : Yatırmak. Eğimli olmak. Meyletmek. Yana eğilmek. Eğilimi olmak. Yönelmek. Çarpıtmak. Eğik olmak. Eğmek. Sapmak.

Cases : Neden. Valiz. Husus. Tuhaf tip. Vukuat. Sorun. Hasta. Durum. Dava. Kılıf.

Landscape : Kır manzarası. Bilgisayar, coğrafya alanlarında kullanılır. Bahçeyi düzenlemek. Araziyi düzenlemek. Peyzaj. Bahçe düzenlemek. Herhangi bir yörede, fiziksel, dirimsel ve özellikle insana değgin öğelerin ortaklaşa oluşturdukları ve göz önüne serdikleri doğal çevre. Çevreyi güzelleştirmek. Yatay. Havali manzarası.

Stand point : Gözcülük yapmak.

Viewpoint synonyms : keep, custodies, abstract syntax tree, feeling, stances, outlook, stance, keeping, perspective, handlings, outlooks, abort, access control, conception, case, handling, attendance, vantage, elevation angle, viewpoints, accent char, access key, line of vision, absolute loader, vantage point, eyepoints, point of view, standpoint, posture, nurseling, common ground, kens, eyepoint.