Violated türkçesi Violated nedir

  • Tutmamak (söz).
  • İhlal etmek.
  • Tecavüz etmek.
  • Irzına geçmek.
  • İhlal edilmiş.
  • Bozmak.
  • Çiğnemek.

Violated ile ilgili cümleler

English: Ali has violated his parole three times.
Turkish: Ali üç kez şartlı tahliyeyi ihlal etti.

English: Ali violated the restraining order.
Turkish: Ali yasaklama emrini ihlal etti.

English: He violated a law.
Turkish: O bir yasayı ihlal etti.

English: He was accused of having violated the law.
Turkish: Yasayı çiğnemiş olmakla suçlandı.

English: Ali hasn't violated his contract.
Turkish: Ali sözleşmesini bozmadı.

Violated ingilizcede ne demek, Violated nerede nasıl kullanılır?

Violated the law : Suç işledi. Yasayı çiğnedi. Kanunları çiğnedi. Kanunu çiğnedi.

Inviolated : Çiğnenmemiş. Zarar görmemiş. Kutsallığı bozulmamış. Bozulmamış. Dokunulmamış.

Violate a tomb : Mezara saldırmak. Türbeyi altüst etmek. Mezarı bozmak. Türbeye saldırmak. Türbeyi bozmak. Mezarı altüst etmek.

Violate an oath : Andını bozmak. Yemin bozmak.

Violate faith : Güveni sarsmak. İnancı çiğnemek. İtikada ihanet etmek.

Violate the law : Kanuna karşı gelmek. Yasa çiğnemek. Yasaya karşı gelmek. Kanunu çiğnemek. Suç işlemek. Yasayı çiğnemek. Kanunu ihlal etmek. Kanunları çiğnemek.

Violates : Irzına geçmek. Çiğnemek. Tecavüz etmek. Tutmamak (söz). -in kutsallığını bozmak. İhlalde bulunmak. Uymamak. İhlal etmek. Bozmak.

 

Violating the law : Suç işleme. Kanun düzenine uymayı reddetme. Kanunları çiğneme. Yasayı çiğneme. Kanunu çiğneme.

Inviolate : Çiğnenmemiş. Bozulmamış. Kutsal.

Violating : Saygısızlık. İhlal. İhlal eden. Uymama. Çiğneyen. İhlal etme. Tecavüz. Haklarını ihlal ederek saldırmak veya rahatsız etmek. Hürmetsizlik. Çiğneme (yasayı vb).

İngilizce Violated Türkçe anlamı, Violated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Violated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Champ : Hart hurt yemek. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Gevelemek. Isırmak. Şampiyon.

Derogates : Küçültmek. Almak. Eksiltmek. Küçümsemek. Karşı. Küçülmek. Azaltmak. Alçalmak.

Rape : Irzına tecavüz etmek. Tecavüz. Kirletmek. Gaspetmek. Kaçırmak. Kolza. Bozma. Irza geçme.

Desecrated : Bozulmuş. Saygısızlık edilmiş. Saygısızlığa uğramış (kutsal bir şey). Zarar verilmiş. Kutsal sayılmayan.

Ravishes : Çok sevindirmek. Mest etmek. Gaspetmek. Kendinden geçirmek. Kaçırmak. Kirletmek. Kalbini çalmak. Esritmek. Tutkun etmek.

Encroach on : Yayılmak.

Addling : Çürütmek. Kokmak. Bozulmak (yum.). Bozulmak. Çürümek. Kafa karıştırmak. Cılk. Şaşırtmak. Çürük.

Deranging : Çıldırtmak. Karıştırmak. Rahatsız etmek. Düzenini bozmak. Kafasını karıştırmak. Dengesini bozmak. Altüst etmek. Düzen bozmak. Dengeyi bozmak.

Attack : Atak. Uğraşmak. Tutulmak. Koyulmak. Vurmak. Dil uzatmak. Hamle yapmak. Taarruz etmek. Eleştirmek. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle.

 

Force : Kuvvet. Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Zorlamak. Yükseltmek (fiyat). Mecbur etmek. Serada yetiştirmek. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çabuklaştırmak. Güç.

Violated synonyms : outraged, fordid, derogate, contravening, abolishes, abuses, derogate from, addles, rapes, profaned, disturb, abolish, addle, attacked, broken, adulterating, violates, chumping, commit a sin, aggress, contravene, aggressed, champing, aggressing, abuse, deranges, breaks, chump, chewed, alloyed, abusing, chew, derange.

Violated zıt anlamlı kelimeler, Violated kelime anlamı

Consecrated : Kutsanmış. Adamak. Kutsamak. Vakfetmek. Takdis etmek. Kutsal.