Violating türkçesi Violating nedir
- Haklarını ihlal ederek saldırmak veya rahatsız etmek.
- Tecavüz.
- Çiğneme.
- Hürmetsizlik.
- Yasayı çiğneyen.
- Uymama.
- İhlal etme.
- Çiğneme (yasayı vb).
- Kırma (kanunları).
- İhlal eden.
- Uymayan.
- Saygısızlık.
- İhlal.
- Çiğneyen.
Violating ile ilgili cümleler
English: Youths who are caught violating the new rules on behaviour will lose their right to free travel, and will have to complete unpaid community work to earn it back.
Turkish: Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
English: The British believed the Americans were violating their law.
Turkish: Britanyalılar Amerikalıların kendi yasalarını ihlal ediyor olduğuna inandı.
English: Ali got a ticket for violating a traffic law.
Turkish: Ali bir trafik kanunu ihlal ettiği için bir trafik cezası aldı.
English: You're violating my civil rights.
Turkish: Vatandaşlık haklarımı ihlal ediyorsun.
English: Ali didn't think he was violating any laws.
Turkish: Ali yasaları ihlal ettiğini düşünmüyordu.
Violating ingilizcede ne demek, Violating nerede nasıl kullanılır?
Violating the law : Kanunları çiğneme. Suç işleme. Kanunu çiğneme. Kanun düzenine uymayı reddetme. Yasayı çiğneme.
Violation : Bozma. Yerine getirmeme. Kutsallığını bozma. Saygısızlık etme. Tutmama. İhlal etme. Riayet etmeme. İhlal. Tecavüz etme. Çiğneme.
Violation during jump ball : Hava atışı sırasında, oyunculardan birinin, kural gereğince yapmaması gereken bir hareketi yapması. bu durumda atışın yinelenmesi gerekir. Hava atışını bozma.
Violation of civil order : Normal hayat düzenini bozma. Hükümet idaresi biçimini tanımama. Kamu düzenine zarar verme. Devlet yönetimini ihlal etme.
Violation of law : Kanunun çiğnenmesi. Kanun düzenine uymanın reddedilmesi. Kanunların çiğnenmesi. Kanunun ihlali. Yasanın çiğnenmesi. Suç işlenmesi. Kanuna muhalefet. Kanun ihlali.
Violation of the foreign currency laws : Yabancı para birimi kanununun çiğnenmesi. Bir ülkenin yabancı bir ülkeyle ilgili olan para birimi kapsamlı kanununun çiğnenmesi.
Cease fire violation : Ateşkes ihlali.
Flagrant violation : -'ın besbelli ortada olan ihlali. Açık ihlal. Aleni ihlal. -'ın açık ihlali.
Violations : Bozma. İhlal etme. Oyun kurallarına aykırı biçimde hareket etme ve cezayı gerektiren bir davranışta bulunma. Kural bozma. Tutmama. Riayet etmeme. Yerine getirmeme. Tecavüz etme. Saygısızlık etme.
Clear violation : Açıkça ihlal. Açık ihlal.
İngilizce Violating Türkçe anlamı, Violating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Violating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incongruent : Anlaşmalı olmayan. Uyuşmayan. Ahenksiz. Anlaşmayan. Uyumsuz. Uygunsuz.
Law breaking : Kanunu ihlal eden. Kanuna uymayan. Kanuna itaat etmeme.
Desecrate : Kutsallığını bozmak. Mukaddesliğini bozmak. Kirletmek. Saygısızlık etmek (kutsal bir şeye). Kutsal saymamak. Hakaret etmek.
Mismatching : Uyumsuz olmak. Birbirine uymamak. Uygunsuz birleşme.
Disrespect : Saygısızlık etmek. Nezaketsizlik. Kabalık etmek. Kabalık. Hürmet etmemek. Saymazlık. Saygısızlık yapmak. Saymamak.
Common manners : Görgüsüzlük. Kabalık. Terbiyesizlik.
Actus reus : Maddi suç unsuru. Görevi suistimal. Vazifeyi suistimal. Cezai suç. Görevi kötüye kullanma. Suçun maddi unsuru. Suçun fiilen varlığını ispatlayan unsur.
Effraction : Kapıyı zorla açma. Fuzuli işgal. İzinsiz girme (hukuk terimi). Kilit zorlama. Hırsızlık. Zorla girme. Kilit kırma.
Infractor : İhlalde bulunan. Suç işleyen. Bir sorumluluk veya zorunluluğu ihlal eden. Aşan.
Sedition : Eylem. Tahrik. Kışkırtma. Ayaklandırma. Konuşma. Kargaşalık. Fitne. Fesatlık. Hükümete karşı kışkırtıcı yazı. İsyan.
Violating synonyms : public nudity, indecent exposure, wrongful conduct, lying under oath, disorderly behavior, bearing false witness, mastication, masticatory, aliening, infringed, misfits, excesses, overriding, desecration, crime, delict, trespass, nonconforming, disrespectfulness, encroachment, contrary, nonobservance, invasive, breach, criminal offence, irreverence, defiant, discourteousness, desecrating, effractor, maladjustment, misfit, unmatching.
Violating zıt anlamlı kelimeler, Violating kelime anlamı
Synthetic : Yapay. Yanaşık. Suni. Sentetik deterjanlar. Bireşik. Bireşimsel. Çekimli (dilbilgisi terimi). Bireşimli. Sentetik.
Unoffending : Dokunmaz. Zararsız.

Bu kısımda Violating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Violating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Violating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Violating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.