Virgin forest türkçesi Virgin forest nedir

  • Bakir orman.
  • Eşlek bölgesinin sıcak ve her zaman nemli iklim koşulları altında gelişmiş olan katmanlı, taşkın ve çok yoğun ormanlarına verilen ad.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Balta girmemiş orman.

Virgin forest ingilizcede ne demek, Virgin forest nerede nasıl kullanılır?

Virgin : Saf. Bakir (erkek). Ekilmemiş. El değmemiş. Kız oğlan kız. Kız. Erden. Ham. İşlenmemiş. Balta girmemiş.

Forest : Ağaçların sık ya da seyrek, ancak kesintisiz bir örtü oluşturduğu alan. Ormanlaştırmak. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Mississippi eyaletinde şehir. Orman. Ağaç dikip orman haline getirmek. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Ağaçlandırmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Virgin birth : Erden doğumu. Bakire bir kadının yaptığı doğum. Genç bir kızın hiç bir cinsel ilişkide bulunmadan, şu ya da bu biçimde karşılaştığı doğaüstü güçler, koruyucular, ruhsallaşan nesnelerin etkisiyle gebe kalıp, çocuk doğurabileceğine ilişkin evrensel bir halk inancı, bk. doğum. Herhangi bir erkekle cinsel ilişkiye girmemiş bir kadının yaptığı doğum. Bakire doğumu. Bakireden doğma.

Virgin gold : Saf altın. İşlenmemiş altın. Katışıksız altın. Alaşımsız altın.

Virgin islands : Amerika'da eyalet. Virjin adaları. Virgin adaları.

 

Virgin islands of the united states : Birleşik devletler bakir adaları. Batı hint adaları'nda abd'ye bağlı bir bölge olan adalar grubu.

İngilizce Virgin forest Türkçe anlamı, Virgin forest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Virgin forest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

 

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Air route : Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu.

Jungle : Cangıl. En tanıtıcı örnekleri hindistan'da, himalayalar eteğinde görülen, çeşitli türde otsu bitki ve ağaçların birbirine karıştığı ve egemen bitkisi bambu olan balta girmemiş orman. Karışıklık. Sık orman. Cengel. Hengame. Vahşi hayat. Orman.

Virgin forest synonyms : age pyramid, aboriginal population, afforestation, agricultural specialisation, agricultural co operative, aluvial coast, maiden forest, agricultural production, tropical rain forest.