Virtues türkçesi Virtues nedir

Virtues ile ilgili cümleler

English: Virtues and girls are most beautiful before knowing that they are beautiful.
Turkish: Erdemler ve kızlar güzel olduklarını bilmeden önce en güzeldirler.

English: His plan has both virtues and liabilities.
Turkish: Onun planının hem erdemleri hem de yükümlülükleri vardır.

Virtues ingilizcede ne demek, Virtues nerede nasıl kullanılır?

Cardinal virtues : İyi bir karakterin dört önemli bileşeninden biri (sağduyu, metanet, adalet, ölçülülük).

Eudaimonic virtues : Ahlaki erdemler. Ödamonik erdemler.

Moral virtues : Ahlaki erdemler. Pratik aklın ürünü olan, ruhun arzu ve istekleriyle belirlenen akıl dışı parçasını veya ruhun hayvansal düzeyini kontrol altına almayı veya ona yol göstermeyi amaçlayan erdemler, ödamonik erdemler.

Theoretic virtues : Teorik erdemler. Teorik bilgelikle belirlenen, felsefeyle, bilim ve sanatla uğraşan, kendilerine ezeli ebedi nesneleri, en yüksek varlıkları, ilk ilkeleri konu alan ruhun erdemleri, dianoetik erdemler, fikri erdemler.

Virtue claim : Erdem iddiası. İdeolojik talep.

Make a virtue of necessity : Zorunluluğu kendine zevk et. Mecbur olduğu işi isteyerek yap.

Paragon of virtue : Fazilet örneği.

Virtue : Etki. Fayda. Hasiyet. Meziyet. Erdem. Fazilet. İffet. Avantaj. Üstünlük. Namus.

 

By virtue of : -in sayesinde. Sebebiyle. Binaen. İstinaden. Mucibince. Dolayı. Sonucu olarak. -den ötürü. Gereğince. Yüzünden.

Virtue is its own reward : İyi bir şey yapmanın verdiği doyum en iyi ödüldür. Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır. İyi eylem kendi ödülünü yaratır. Erdemin kendi bir ödüldür. İyi eylem ödüllendirilir.

İngilizce Virtues Türkçe anlamı, Virtues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Virtues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Worth : Kadir. Servet. Kıymeti pek az. Değerli. Eder. Değer. Bedel. Çap. Kıymet. Değerli şey.

Clout : Yapıştırmak. Nüfuz. Patlatmak. Vurmak. Çakmak. İndirmek. Paçavra. İndirmek (argo terim). Güç.

Clouted : Güç. Vurmak. Prestij. Paçavra. Darbe. Patlatmak. Nüfuz. İndirmek (argo terim). İndirmek.

Chastities : Erdenlik. Irz. İsmet. Saflık. Bekaret. İllet. Namusluluk. Erdemlik.

Distinctions : Rütbe. Fark gözetme. Ayırma. Ayırt etme. Ayrım. Açıklık. Fark. Ün. Yükselme.

Eligibility : Seçilebilme ehliyeti. Seçme hakkı. Ayrıcalık. Uygunluk. Seçilme liyakati. Özellik. Uygun olma. Nitelik. Seçilme niteliği.

Prigs : Yürütmek. Hırsız. Aşırmak. Bilgiç. Kendini beğenmiş. Doğruluk. Ahlaken kendini üstün gören kuralcı kişi. Ukala. Herkese ahlak hocalığı yapan kimse.

Pansophy : Evrensel bilgi.

Moral excellence : Ahlaki mükemmeliyet.

Altitude : İrtifa. Yüksek yerler ya da alanlar. Kot. Bir yıldızın, bir gökcisminin gözerimi düzleminden yukarı doğru açısal uzaklığı; deniz yüzeyinden ya da herhangi bir düzlemden yukarı doğru uzaklık. Coğrafya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. İtibar. Denizden yükseklik. Yükseklik. Karalar üzerinde herhangi bir nokta ile deniz yüzü arasındaki düşey uzaklık.

 

Virtues synonyms : act upon, distinction, chastity, excellence, effectiveness, pudicity, eminences, drag, clouts, modesty, superiorities, good, advantage, integrity, honor, championship, goodness, integrities, efficacies, dominance, virtuousness, maistre, action, bearing, modesties, prig, drags, ascendency, clouting, advantages, superiority, honesties, dharma.

Virtues zıt anlamlı kelimeler, Virtues kelime anlamı

Evil : Kötülük. Bela. İnsanın gereksinmelerine, çıkar ve dileklerine aykırı olan, bir topluma, bir toplumsal kümeye, bir kişiye zarar verici sayılan, özdeksel ya da tinsel bir nesnenin, bir olayın niteliği. Yermek. Fenalık. Musibet. Talihsiz. Dert. Canavar.

Evilness : Şeytanlık. Fenalık. Kötü niyetlilik. Bela. Günahkarlık. Kötülük.

Worthlessness : Değersizlik. Önemsizlik. Hakirlik. Seviyesizlik.

Virtues antonyms : demerit.