Vocal harmony türkçesi Vocal harmony nedir

Vocal harmony ingilizcede ne demek, Vocal harmony nerede nasıl kullanılır?

Vocal : Ses. Sesli. Rahat konuşan. Sesle ilgili. Sesli harf. Sesini çıkarmaktan hiç çekinmeyen. Lafını sakınmaz. Konuşkan. Sözlü. Sedalı.

Harmony : İmtizaç. Ahenk. Geçim. Uyum. Armoni. Tiyatro sanatının her dalında aranan uygunluk ve denge. Gönül birliği. Sahne üzerinde, görüş ya da anlam bakımından sağlanan uyuşum. Yalın veya eklerle genişletilmiş türkçe kelimelerde kelimeyi oluşturan ünlü veya ünsüz türünden seslerin biribirlerini çeşitli bakımlardan kurallı biçimde etkileyerek benzeşmeleri. uyumun ünlü uyumu, ünsüz uyumu ve ünlü ünsüz uyumu olmak üzere üç türü vardır. bunlara bk. Harmoni.

Vocal answer : Sesli çağrı karşılama hizmeti. Mesajların otomatik olarak kaydedilmesi. Dışarı bilgi veren elektronik operatör. Sesli cevap.

Vocal chord : Ses telleri.

Vocal chords : Ses kasları. Larinks içine doğru uzanmış olan ve ses meydana getiren mukoza zarı katlanmaları. Ses telleri.

Vocal cord : Ses kablosu. Boğazda bulunan ve konuşmak için kullanılan tel. Ses teli. Vokal kort.

İngilizce Vocal harmony Türkçe anlamı, Vocal harmony eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vocal harmony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Euphonies : Seslerin iyi seçilmesi. Akışma. Kulağa hoş gelme. Akışım. Ahenk. Ses ahengi.

Euphony : Akışma. Ses ahengi. Ahenk. Akışım. Kulağa hoş gelme. Seslerin iyi seçilmesi.

Cadences : Ritm. Ahenk. Sesin yavaşlaması. Bisiklet pedalının bir dakikada attığı tur sayısı. Ritim. Sesin alçalması. Durgu. Kadans. Uyum.

Chanting : Şarkı okuma. Tonlama. Monoton bir sesle şarkı söyleme eylemi.

Intonations : Ezgileme işlemi. Ses tonunun yükselip alçalma şekli. Tonlama. Tonlanma. Ses perdesi. Seslem. Şive. Titremleme.

Vowel harmony : Türkçe sözlerde kök hece ünlülerinin taşıdıkları kalınlık-incelik, düzlük-yuvarlaklık niteliklerine göre öteki heceler ünlülerine yaptığı etki sonucunda ortaya çıkan benzeşme sistemi: başlangıç, bilezik, üzengi, delicesine (<deli-ce-si-n-e), kesmece (<kes-me-ce), birikinti (<birik-inti), bıraktılar (<bırak-tı-lar), yolcu (<yol-cu), yolsuzluk (<yol-suz-luk), görmüyordu. (<gör-me-yor-du) vb. bk. büyük ünlü uyumu, küçük ünlü uyumu. || ünlü uyumu bozulmamış bazı türkçe sözler ile uyuma aykırı alıntı sözler, eklerle gemişletildiklerinde, uyum, o kelimelerin son hecelerindeki ünlülere göre ayarlanır; şişman-lık, inan-an-lar, hangi-leri, kardeş-leri, kiracı-lardan, bok-sör-ler. Ünlü uyumu.

Consonance : Mutabakat. Ahenk. Uyuşma. Sonünsüz benzerliği. Uygunluk. Uyum. Senkron olma.

Chantings : Tonlama. Monoton bir sesle şarkı söyleme eylemi. Şarkı okuma.

Euphonism : Ahenk.

Intonation : Ses perdesi. Ses tonunun yükselip alçalma şekli. Tonlanma. Şive. Ezgileme işlemi. Tonlama. Seslem. Titremleme.

Vocal harmony synonyms : consonances, cadence.