Voidances türkçesi Voidances nedir

Voidances ingilizcede ne demek, Voidances nerede nasıl kullanılır?

Avoidances : Fesih. Sakınma. Kurtulma. İmtina. İlga. Kaçınma. Uzak durma. İptal.

Voidance : Terketme. İptal. Boşaltma. Tahliye.

Approach avoidance conflict : Yaklaşma uzaklaşma çatışması.

Avoidance : Kaçınma. Sakınma. Kurtulma. Çekinme. Uzak durma. İptal. İlga. Kendisine soru yöneltilen kişinin kuşku, kaygı duyduğu ya da çekinip sakındığı için soruyu yanıtlamaktan kaçma durumu. Fesih. İmtina.

Avoidance avoidance conflict : Kaçınma-kaçınma çatışması.

Avoidance relationship : Kaçınma ilişkisi. Belli yakınları, örneğin bir erkekle kaynanasını birbirine dokunmaktan ya da yakın ilişkiden sakınmaya iten özel bir davranış biçimi.

Avoidable : Önlenebilir. Feshedilebilir. İptal edilebilir. Feshi mümkün. Kaçınılabilir. Kaçınılır. Sakınılır.

Collision avoidance : Engel sakınma.

Tax avoidance : Ödenecek vergiyi enaza indirmek amacıyla yasalardaki boşluklardan yararlanılarak veya vergi borcunun doğmasına neden olacak olaya yol açmamaya özen gösterilerek vergi yükümlülüğünden kaçınılması. Vergi iptali. Vergi yükümlüsü olmama. Vergiden kaçınma. Vergi doğuracak olayı yapmayarak vergiden kaçınma.

Name avoidance : Birçok topluluklarda saptanan kimi akraba, ölü, kişi, hayvan, bitki adlarının anılmaması biçimindeki geleneksel uygulama, bk. sakınma, gelenek, krş. dayısal sakınma, sililiksizlik. Addan sakınma.

 

İngilizce Voidances Türkçe anlamı, Voidances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voidances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debarkation : İndirme. İnme. Gemiden sahile çıkma. Karaya çıkma. Karaya çıkarma.

Emptyings : Bira veya şarap posası.

Ejection : Çıkan şey. Atma. Fışkırtma. Dışarı atma. Ejeksiyon. Kovma. Salgı. Fırlama. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.

Decants : Dökme. Boşaltmak. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak. Şişeden sürahiye boşaltmak. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Dikkatle boşaltmak. Tortusundan ayırmak. Bir kaptan diğerine aktarmak. Süzmek.

Turning away : Kovmak. Başka tarafa döndürmek. Defetmek. Geri çevirmek.

Depletions : Yok olma. Tüketim. Fakirleşme. Sabit kıymetleri azaltma. Boşalma. Tükenme. Bitirme. Kan alma. Azaltma. Tüketme.

Disembarkations : Boşaltım. Karaya çıkma. Yerel boşaltma. Karaya çıkarma.

Dodging : Kaçamak yapmak. Kaytarmak. Kaçınmak. Hile ile kurtulma. Atlatmak. Yana kaçmak. Kenara sıçramak. Fırlamak. Sıyrılmak.

Aversion : Tiksinme. İğrenç şey. Nefret edilen şey. Sevimsiz tip. İğrenme. Hiç hoşlanmama. Tiksinmek. İstikrah. Nefret. İsteksizlik.

Evictions : Tahliye ettirme. Zapt hali. Mahkeme kararıyla tahliye. Kanunen el koyma. Kovma. Dışarı atma. Çıkarma. (ev sahibinin) evi tahliye etmesi.

Voidances synonyms : shunning, near thing, disembarkation, derobement, depletion, discharging, evacuating, debarkment, decompression, disembarkment, remotion, drain, rejection, broaching, debarkations, emptying, removal, averting, decant, decompressions, eviction, drainage, escape, evacuation, discharge, bleed off, ejections, evacuations, ejectment.