Vomerine türkçesi Vomerine nedir

  • Saban kemiğine ilişkin.
  • Vomer üzerinde taşınan dişler.
  • Vomere özgü.
  • Vomerin.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Burun kemiğiyle ilgili.
  • Vomerle ilgili.

Vomerine ingilizcede ne demek, Vomerine nerede nasıl kullanılır?

Ala vomeris : Saban kemiği kanadı. Ala vomeris. Os vomer’in corpus presphenoidale üzerini örten kısmı, ala vomeris.

Vomer : Burun deliklerini ayıran düz ince kemik. Vomer kemiği. Saban kemiği. Sapan kemiği. Sapankemik. Burun boşluğunun taban kısmını oluşturan çift kemik. vomer kemiği. Burun boşluğunun taban kısmını oluşturan çift kemik, vomer kemiği. Sapankemiği.

Vomeronasal organ : Sapan kemiği organı. Jacobson organı. Memelilerde (mammalia) koku alma ile görevli, epitelle astarlı, ağza açılan kese.

Cartilago vomeronasalis : Septum nasi'nin tabanının iki tarafında yer alan organum vomeronasale'yi içinde barındıran boru biçimindeki kıkırdak. Kartilago vomeronazalis.

Levomethadyl acetate : Levometadil asetat. Kimyaca levo-alfa asetilmetadol olan narkotik ağrı kesici ilaç.

Servomechanism : Düşük enerjiyi yüksek enerji hareketine dönüştüren cihaz (özellikle bir geri besleme sistemi ile kendisini otomatik olarak düzenleyen). Özdevinimli düzenek. Servo mekanizması. Servomekanizma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir aygıtın çeşitli parçalarının belirli koşullarda kendi kendine çalışmasını sağlayan mekanik, elektrik, elektronik düzen.

 

Servomechanisms : Düşük enerjiyi yüksek enerji hareketine dönüştüren cihaz (özellikle bir geri besleme sistemi ile kendisini otomatik olarak düzenleyen). Servomekanizma. Servo mekanizması.

İngilizce Vomerine Türkçe anlamı, Vomerine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vomerine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

 

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli. Karınca yiyen.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Mimoza.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Vomerine synonyms : a protein, abacus bodies, aardvarks, a chromosome, a cell, a cells.

Vomerine ingilizce tanımı, definition of Vomerine

Vomerine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the vomer.