Vomit türkçesi Vomit nedir

  • Kusarak çıkarmak.
  • Püskürtmek.
  • İstifra etmek.
  • Kusma.
  • Yediklerini çıkarmak.
  • İstifrağ.
  • İstifrağ etmek.
  • Kusmak.
  • Kusmuk.
  • Püskürtmek (yanardağ magma vb'ni).
  • Lav püskürtmek.
  • Çıkarmak.
  • Gaseyan etmek.

Vomit ile ilgili cümleler

English: Burak vomitted in the car.
Turkish: Burak arabada kustu.

English: A drunk TV presenter vomited during a live broadcast.
Turkish: Sarhoş bir TV sunucusu, canlı yayın esnasında istifra etti.

English: I barely restrained myself from vomiting.
Turkish: Kusmamak için kendimi zar zor tutuyorum.

English: Ali vomited blood.
Turkish: Ali kan kustu.

English: Bob ate the snail, then vomited.
Turkish: Bob salyangoz yedi,sonra kustu.

Vomit ingilizcede ne demek, Vomit nerede nasıl kullanılır?

Black vomit : Kara kusmuk. Sarıhumma.

Vomited : İstifrağ etmek. Lav püskürtmek. Kusmak. Püskürtmek. Çıkarmak.

Vomiter : Kusucu. Kusan kimse. Kusan. Kusmakta olan kimse.

Vomiters : Kusucu. Kusmakta olan kimse. Kusan kimse. Kusan.

Vomiting : İstifrağ. Gaseyan. Kusma. İstifra.

Vomits : Yediklerini çıkarmak. Lav püskürtmek. Kusma. Püskürtmek (yanardağ magma vb'ni). Püskürtmek. Gaseyan etmek. Kusarak çıkarmak. İstifrağ. Kusmak. Çıkarmak.

Vomica : Doku bozulmasından kaynaklanan ve genelde ciğerlerde beliren cerahat dolu boşluk (tıp veya medikal terimi). Vomik.

 

Vomitory : Kusturucu ilaç. Kusturan ilaç. Seyirci yolu. Kusturucu. Seyircilerin giriş ve çıkışlarını sağlayan koridor.

Vomitus : Kusma. Mide-bağırsak kanalın üst bölümünde herhangi bir yerini aşırı irrite olması, gerilmesi ve uyarılması durumunda, bu kanalın içeriğinden kurtulmak için gerçekleştirilen ve böylece kanalı zararlı etkenlerden ve organizmayı zehirlenmelerden koruyan, bir dizi karmaşık olayları içeren koruyucu bir refleks, vomitus, emezis. beyinde retikuler formasyonun lateralinde bulunan kusma merkezinin uyarılması kusma oluşturur.

Vomitive : Kusturucu.

İngilizce Vomit Türkçe anlamı, Vomit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vomit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Puke : Aşağılık kimse. Kusturmak. Çıkartmak.

Purge : Bağırsakları boşaltmak. Arındırmak. Müshil almak. Aklamak. Tasfiye etmek. Düzenlemek. Temizlemek. Temizlenmek.

Sickliness : Bozuk sağlık durumundan muzdarip olma eğilimi. Hastalıklılık. Kuvvetsizlik. Hastalıklı olma. Güçsüzlük. Sağlıksızlık. Zayıflık. Halsizlik.

Reflex action : Tepke hareketi. İstençdışı hareket. Refleks hareket. İstenç dışı hareket.

Honk : (kaz) ötmek. Ötmek (kaz). Klakson çalmak. Korna sesi. Korna çalmak. Kornaya basmak.

Spews : Kusturmak. Fışkırmak. Püskürmek.

Blankest : Boş yer. Açık. Tam. Yazısız kağıt. Görüntüsüz (televizyon terimi). Yazısız. Boş. İfadesiz. Açık yer.

Spewed : Fışkırmak. Kusturmak. Püskürmek.

Belched : Geğirti. Çıkarma. Çıkarmak duman. Duman çıkarmak. Fışkırmak. Çıkarmak (duman). Geğirmek. Fırlatmak. Püskürmek.

 

Spuing : Kusturmak.

Vomit synonyms : vomit up, innate reflex, forcing out, instinctive reflex, reflex response, hyperemesis, inborn reflex, disgorging, excrete, cast, spew, throw up, expulsion, unconditioned reflex, eruct, beat off, vomited, puking, projection, abstract, honked, bares, brought out, blanks, honking, spue, comminute, belch, sicknesses, dashes, blanked, atomised, chucked.

Vomit zıt anlamlı kelimeler, Vomit kelime anlamı

Keep down : Kontrol altına almak. Eziyet etmek. Yükselmesine engel olmak. Bastırmak. Zulmetmek.

Vomit ingilizce tanımı, definition of Vomit

Vomit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To eject from the stomach through the mouth. To throw up. Often followed by up or out. To disgorge. Esp., matter ejected from the stomach through the mouth. To eject the contents of the stomach by the mouth. To spew. To puke. To spew out. Matter that is vomited. To puke.