Vomiting türkçesi Vomiting nedir

  • İstifra.
  • İstifrağ.
  • Kusma.
  • Gaseyan.

Vomiting ile ilgili cümleler

English: I feel like vomiting.
Turkish: Kusmak istiyorum.

English: I barely restrained myself from vomiting.
Turkish: Kusmamak için kendimi zar zor tutuyorum.

English: I need something for vomiting.
Turkish: Kusmak için bir şeye ihtiyacım var.

Vomiting ingilizcede ne demek, Vomiting nerede nasıl kullanılır?

Vomiting and wasting disease : Kusma ve bitkinlik hastalığı. Sinirsel veya sindirim kanalı bozukluklarıyla belirgin, süt emen domuzlarda görülen korona virüs tarafından oluşturulan bir enfeksiyon, domuzların hemaglütine edici ensefalomiyelitis virüs enfeksiyonu, ontarino ensefalitisi.

Vomiting reflex : Kusma refleksi.

Vomitive : Kusturucu.

Black vomit : Sarıhumma. Kara kusmuk.

Vomit : İstifrağ. Gaseyan etmek. Püskürtmek (yanardağ magma vb'ni). Kusma. Çıkarmak. Kusmak. Kusmuk. Lav püskürtmek. İstifrağ etmek. Yediklerini çıkarmak.

Vomitous : Kusmak üzere. Mide bulandırıcı. Kusmayla ilgili veya kusmaya özgü. Kusma hissi veren. Kusturucu. Kusmaya sebep olan nitelikte. Kusma üzere olan.

Vomiturition : Vomiturisyon. Vomitürisyon. Öğürme. öğürerek kusma. Zorla kusmaya çalışma eylemi (genelde başarısızca).

Vomits : İstifra etmek. Gaseyan etmek. İstifrağ. Kusmak. Çıkarmak. Püskürtmek (yanardağ magma vb'ni). Kusarak çıkarmak. Lav püskürtmek. Püskürtmek. İstifrağ etmek.

 

Vomitory : Seyircilerin giriş ve çıkışlarını sağlayan koridor. Kusturan ilaç. Seyirci yolu. Kusturucu ilaç. Kusturucu.

Vomiters : Kusmakta olan kimse. Kusan kimse. Kusucu. Kusan.

İngilizce Vomiting Türkçe anlamı, Vomiting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vomiting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Regurgitations : Fışkırtma. Kusarak çıkarma. Regurjitasyon. Regürjitasyon. Kusturma. Geri taşma. Geri akma (sıvı).

Rumination : Dalgınlık. Geviş getiren toynaklı hayvanlarda besinin birinci mideden ağza küçük miktarlarda geri getirilerek iyice çiğnenmesi. ruminasyon. Geviş getirme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aynı konu üzerinde düşünüp durma. Geviş. Geviş (getirme). Sığır, koyun ve keçi gibi hayvanların bolus olarak adlandırılan ve işkembede küçük parçalara ayrılamayan kaba yemlerden oluşan bir kütleyi, tekrar ağza getirerek çiğnemesi ve yutması olayı, ruminasyon, ruminare, hlk. kevşeşmek. Derin derin düşünme. Ruminasyon.

Vomit : Kusmak. Lav püskürtmek. Püskürtmek (yanardağ magma vb'ni). Püskürtmek. Kusmuk. Yediklerini çıkarmak. Gaseyan etmek. Kusarak çıkarmak.

Retched : Kusarak çıkarmak. İstifra etmek. Kusmak. Kusmaya çalışmak. Öğürmek. Kusmağa çalışmak.

Puking : Kusmak. Kusturmak. İstifrağ etmek.

Reflex action : İstenç dışı hareket. Refleks hareket. Tepke hareketi. İstençdışı hareket.

Retches : Kusmak. Kusarak çıkarmak. Öğürmek. Kusmaya çalışmak. Kusmağa çalışmak. İstifra etmek.

 

Sicknesses : Bulantı. Hastalık. Mide bulantısı.

Sickness : Dert. Rahatsızlık. Bulantı. Mide bulantısı. Maraz. Sayrılık. Hastalık.

Vomiting synonyms : innate reflex, inborn reflex, forcing out, reflex response, hyperemesis, instinctive reflex, catting, projection, emesis, retch, reflex, nauseas, disgorgement, puke, haematemesis, physiological reaction, pukes, expulsion, puked, vomits, unconditioned reflex, regurgitation, honking, hematemesis, ejection, sickliness.

Vomiting ingilizce tanımı, definition of Vomiting

Vomiting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The spasmodic ejection of matter from the stomach through the mouth.