Vulcanizes türkçesi Vulcanizes nedir

  • (kauçuğu vb) kükürtle sertleştirmek.
  • Ebonitleştirmek.
  • Vulkanize etmek.
  • Isı ile pişirerek lastik kaynağı yapmak.
  • Kükürtle işlemek.
  • Sertleştirmek.
  • Kükürtle sertleştirmek.
  • Vulkanize etmek (kauçuğu).

Vulcanizes ingilizcede ne demek, Vulcanizes nerede nasıl kullanılır?

Vulcanize : Vulkanize etmek (kauçuğu). Ebonitleştirmek. Sertleştirmek. Isı ile pişirerek lastik kaynağı yapmak. Kükürtle sertleştirmek. (kauçuğu vb) kükürtle sertleştirmek. Kükürtle işlemek. Vulkanize etmek.

Vulcanized : Vulkanize etmek. Sertleştirilmiş. Kükürtle işlemek. Vulkanize.

Vulcanized fiber : Vulkanize lif. Sertleştirilmiş madde.

Vulcanized rubber : Vulkanize kıstık. Vulkanize lastik. Vulkanize kauçuk.

Vulcanizer : Ham lastiği sülfürle işleme koyup dayanıklılığı ve esnekliğini arttırmak için yüksek ısıya maruz bırakan kimse (vulcaniser olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) kükürtle işleyen kimse. Lastik kaynak makinesi.

Vulcanizing : Vulkanizasyon. Kükürtle işlemek. Vulkanize etmek. Sertleştirme.

Vulcanizers : Ham lastiği sülfürle işleme koyup dayanıklılığı ve esnekliğini arttırmak için yüksek ısıya maruz bırakan kimse (vulcaniser olarak da yazılır). Lastik kaynak makinesi. (amerikan ingilizcesi) kükürtle işleyen kimse.

Unvulcanized : Vulkanize edilmemiş. Sert bir hale getirilmemiş (unvulcanised olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) setleştirilmemiş.

 

Vulcanism : Magmanın yükselerek sokulması ya da lav olarak akması, katı ve gaz durumunda magma maddelerinin dışarı fırlatılmasıyle ilgili bütün olaylar. Volkanik süreçler ve olaylar. Yanardağ etkinliği. Volkanizma.

Vulcanised : Sertleştirilmiş. Ham lastiği sülfürle işleme koyup dayanıklılığı ve esnekliğini arttırmak için yüksek ısıya maruz bırakmak (vulcanize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) kükürtle işlemek. Vulkanize.

İngilizce Vulcanizes Türkçe anlamı, Vulcanizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vulcanizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sulphurizing : Kükürt katmak. Kükürtlemek.

Processed : İşlenmiş. İşleme tabi tutulan. İşlenen. Alaya katılmak (geçit). Yönlendirmek. İşlem görmüş. İşlendi.

India rubber : Lastik. Silgi. Kauçuk.

Indurating : Sertleşmek. Sağlamlaşmak. Hissizleşmek. Duygusuz. Katılaştırmak. Kalın kabuklu. Duygusuzlaştırmak. Katı. Sert.

Hardens : Yükselmek. Pekleşmek. Sertleşmek. Denge kurmak. Duygusuzlaşmak. Kapılmak. Alıştırmak. Katılaştırmak. Duygusuzlaştırmak.

Harshens : Pürüzlendirmek. Ağırlaştırmak.

Annealed : Tavlanmış. Tav vermek. Tavlı. Tavlamak (metalurji terimi).

Harshened : Pürüzlendirmek. Ağırlaştırmak.

Harshen : Pürüzlendirmek. Ağırlaştırmak.

Caoutchouc : Saf ve dayanaklı kauçuk. Kauçuk.

Vulcanizes synonyms : gum elastic, rubber, anneals, enharden, hard rubber, vulcanized, sulphurate, vulcanised, sulfurate, ebonite, vulcanize, harshening, sulphurize, chap, natural rubber, vulcanise, cured, harden, firm up, indurates, vulcanizing, anneal, cures, indurate.

 

Vulcanizes zıt anlamlı kelimeler, Vulcanizes kelime anlamı

Unprocessed : Geliştirilmemiş. İşleme konulmamış. İşlenmemiş. İşleme tabi tutulmamış.

Stay : ...olarak kalmak. Bastırmak (açlığı). Kalma süresi. Alıkoymak. Kalma. Beklemek. İkamet etmek. Sürdürüp tamamlamak. Oyalanmak. Önlemek.