Wafters türkçesi Wafters nedir

Wafters ingilizcede ne demek, Wafters nerede nasıl kullanılır?

Wafter : Şilep.

Wafted : Sürüklenmek (rüzgarla veya dalgayla). Sürüklemek. Uçuş. El işareti. Taşımak (hava, su vb.). Taşımak. Sürüklemek (rüzgar veya dalga). Hafif koku. Götürmek. Taşımak (hava veya su).

Waft : El işareti. Taşımak (hava veya su). Sürüklemek. Götürmek. Uçuş. Sürüklenmek (rüzgarla veya dalgayla). Hafif koku. Taşımak (hava, su vb.). Sürüklemek (rüzgar veya dalga). Taşımak.

Waftage : Su ve hava gibi bir ortamda taşıma.

Wafting : Su veya hava gibi bir ortamda taşıma. Sürüklemek. Taşımak (hava, su vb.).

Wafer thin : İncecik. İpince. Tutarsız.

Wafture : Rüzgar esintisi.

Waff : Sallamak. Sallanmak. (iskoçça kullanım) dalgalanmak. Dalgalandırmak. Çırpmak. Çırpınmak.

Wafers : İlaç kapsülü. Gofret. Dondurma külahı. Aşai rabbani ayini ekmeği. Kağıt helva. Silikon devre levhası. Mektup kapatma etiketi.

Wafer : Yufka. Mayasız ekmek. Gofret. Yonga plakası. İnce bisküvi. İlaç kapsülü. Kağıt helva. Silikon devre levhası. Etiketle mühürlemek. Mektup kapatma etiketi.

İngilizce Wafters Türkçe anlamı, Wafters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wafters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Holy water : Kutsal su. Kutsanmış su. Zemzem. Takdis olunmuş su. Bir rahibin kutsadığı su. İnsanı günahlarından arıttığına, sayrılıkları sağalttığına, büyüyü, zararlı güçlerin etkilerini yok ettiğine ve insana güç kazandırdığına inanılan ; oluşumu bir efsaneye ya da kutsal bir olaya dayandırılan belirli yerlerdeki pınar, kaynak, göl, havuz suyu.

Dishwater : Bulaşık suyu.

Drink : İçmek. İçkiye harcamak. Şerefine içmek. İçki içmek. Buyurmak. Emmek. Bitirmek. Alkol almak. Yutmak. İçki.

Hydrogen : Hidrojen.

Binary compound : İkili bileşikler. İkili bileşik.

Channel : Arna açmak. Kanal açmak. Maceraya sevketmek. Oymak. Maceraya sevk etmek. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Alıcı oluğu. Kanal. Arna. Nehir yatağı.

Watercourse : Akarsu çığırı. Çay. Su yolu. Dere. Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol. Yatak. Suyolu. Su. Ana suyolu.

Sea : Okyanus. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı tuzlu su kütlesi. Derya. Dalga. Yerkabuğunun çukur kesimlerini dolduran, bağlı olduğu anadenize göre daha az derin, karasal sahanlıkları daha yaygın ve karaların etkisine çokça açık tuzlu su alanları. Denizle ilgili. Deniz. Umman.

Liquid : Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Sıvı. Likit. Saydam. Hemen paraya çevrilebilir. Akışkan. Sıvı madde. Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Akıcı. Islak.

 

Well water : Kuyu suyu. Yer altı su tabakasına çeşitli yollarla ulaşılarak elde edilmiş su. Yeraltı suyu.

Wafters synonyms : bath water, h2o, atomic number 8, water of crystallisation, body of water, earth's surface, frost mist, polynya, ice needle, snow mist, atomic number 1, international waters, frost snow, diamond dust, poudrin, high sea, mid water, transport ship, cargo boat, freshwater, crossing, water of hydration, oxygen, tear, flowage, seawater, seven seas, ice, meltwater, offing, snowflake, stream, sudor.

Wafters zıt anlamlı kelimeler, Wafters kelime anlamı

Hard water : Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yüksek konsantrasyon mineral ve kalsiyum içeren su. İçerisinde yüksek miktarlarda erimiş durumda kalsiyum ve magnezyum tuzları bulunduran su, acı su, su sertliği. Kireçli su. Suyun içinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması. Acı su. Sert su. Bir litresinde 9 miligramdan fazla kalsiyum karbonat bulunduran su. Acısu. Kalsiyum ve magnezyumun karbonat, bikarbonat, sülfat vb. tuzlarını içeren ve sabunla çözünmeyen bileşikler yaparak köpürmeyi önleyen su.

Soft water : İçinde çok mineral bulunmayan musluk suyu. Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Yumuşak su. Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Aktaşsız su. Az kireçli su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fransız sertlik derecesi 7–14 arasında olan su, tatlı su. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması.

Saltwater : Deniz suyuna ait. Tuzlu su. Tuzlu suda yaşayan. Tuzlu suya özgü. Tuzlu su (ile ilgili). Tuzlu suya ait. Deniz.

Wafters antonyms : high sea, international waters, fresh water, territorial waters.