Wage discrimination türkçesi Wage discrimination nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ücret farklılaştırılması.
  • Ücret ayırımcılığı.
  • Aynı işi yapan işçiler için ırk, renk, cinsiyet gibi unsurlara göre farklı ücretler belirlenmesi. aynı işi yapan ve aynı verimliliğe sahip işçiler için farklı ücretler belirlenmesi.

Wage discrimination ingilizcede ne demek, Wage discrimination nerede nasıl kullanılır?

Wage : Ücret. (savaş) açmak. Sürdürmek. Devam ettirmek. Yürütmek. (savaş vb) açmak. Savaş açmak. Vergin. Aylık.

Discrimination : Ayırma. Ayrımcılık. Ayırıcılık. Ayırma yetkisi. Ayırt etme. Ayrımsama. Ayrım (ırk, cinsiyet vb). Takt. Ayrıcalık yapma. Fark.

Wage a war : Savaşa girmek. Savaş açmak. Harp başlatmak. Savaşmak. Savaş yapmak. Savaş durumu ilan etmek.

Wage agreement : Vergin anlaşması. Ücret anlaşması.

Wage bill : Ücret faturası. Ücret gideri. Ücretler toplamı. Vergin gideri.

Wage bracket : Ücret çizelgesinde işçinin kıdemini ve deneyimini gösteren dilim. Barem derecesi. Ücret grubu. Ücret dilimi.

İngilizce Wage discrimination Türkçe anlamı, Wage discrimination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wage discrimination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Wage discrimination synonyms : wage differentation, abnormal budget expenditures, a change in demand, a change in supply, a type mutual funds, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, a shift in individual demand.