Wage a war türkçesi Wage a war nedir

  • [#savaş Savaşmak].
  • Savaş yapmak.
  • Savaş durumu ilan etmek.
  • Savaş açmak.
  • Harp başlatmak.
  • Savaşa girmek.

Wage a war ingilizcede ne demek, Wage a war nerede nasıl kullanılır?

Wage : (savaş vb) açmak. Savaş açmak. Aylık. Açmak. Sürdürmek. Mücadele başlatmak. Devam ettirmek. Maaş. Ücret. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş.

A : La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. (herhangi) bir. Herhangi bir. Atom ağırlığı. Argonun simgesi. Amperin simgesi. En yüksek not. Pek iyi.

War : İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Savaş. Mücadele. Strateji. Savaşmak. Savaş halinde olmak. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. Başka toplumları, kümeleri sömürmek için ya da onların sömürüsünden kurtulmak için insan toplumlarının, kümelerinin giriştikleri silahlı kavga. Düşman olmak. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Wage agreement : Ücret anlaşması. Vergin anlaşması.

 

Automatic wage adjustment : Otomatik ücret ayarlaması.

Win a war : Savaş kazanmak.

Give a warm : Isıtmak.

Type a warehouse : A tipi antrepo. Malların, antrepo işleticisinin sorumluluğu altında depolandığı genel antrepo türü.

Bill of wage account : İşçiye ödenen ücreti tüm ayrıntılarıyla gösteren ve işverence düzenlenerek işçiye verilmesi yasasına göre zorunlu bulunan sayışım belgesi. Ücret sayışım belgesi.

Give a warning : Uyarı vermek. Uyarı yapmak.

İngilizce Wage a war Türkçe anlamı, Wage a war eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wage a war ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Combats : Mücadele etmek. Dövüşmek. Çarpışmak. Cenk. Muharebe etmek. Muharebe. Çarpışma. Mücadele. Harp etmek.

Campaign : Kampanya yapmak. Sefere çıkmak. Mücadele vermek. Seferberlik. Mücadele. Adaylığını koymak. Savaş. Sefer. Kampanyaya katılmak.

Combat : Çarpışmak. Savaş. Muharebe etmek. Cenk. Mücadele etmek. Mücadele. Vuruşma. Savaşım.

Conflicts : Anlaşmazlığa düşmek. Çekişmek. Tutmamak. Çakışmalar. Bağdaşmamak.

Contends : Tartışmak. İleri sürmek. Çarpışmak. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Çekişmek. İddia etmek. Uğraşmak. Rekabet etmek. Yarışmak.

Conflicted : Bağdaşmamak. Tutmamak. Çekişmek. Anlaşmazlığa düşmek.

Take up the hatchet : Savaş baltasını çıkarmak.

Exchange blows : Karşılıklı darbe indirmek. Birbirine vurmak. Yumruklaşmak. Kavga etmek.

Campaigned : Sefer. Sefere çıkmak. Adaylığını koymak. Kampanyaya katılmak. Mücadele vermek. Seferberlik. Kampanya. Kampanya yapmak.

Combatted : Çarpışmak. Dövüşmek. Mücadele etmek.

Wage a war synonyms : offer battle, contending, combatting, went to war, wage war, wage, combating, start a war, wage war against, contend, take the field, declare war against, battled, draw the sword, dig up the tomahawk, contended, battling, battle, combated, conflict.