Waitress türkçesi Waitress nedir

  • Bayan garson.
  • Garson.
  • Kadın garson.
  • Garson kız.
  • Bayan hizmetçi.
  • (kadın) garson.

Waitress ile ilgili cümleler

English: A pretty waitress waited on us.
Turkish: Hoş bir garson bize hizmet etti.

English: "Sue's very angry with you," my new waitress said.
Turkish: "Sue size çok kızgın," yeni garson kız söyledi.

English: Ali asked the waitress for the wine list.
Turkish: Ali garson kızdan şarap listesini istedi.

English: Jale works as a waitress at a local cafe.
Turkish: Jale yerel bir kafede bir garson olarak çalışıyor.

English: Jale works as a waitress at a restaurant on Park Street.
Turkish: Jale Park Caddesindeki bir restoranda bir garson olarak çalışmaktadır.

Waitress ingilizcede ne demek, Waitress nerede nasıl kullanılır?

Waitresses : Garson. Garson kız. Garson kızlar.

Waitron : Garson. Restoran veya birahanede masalara servis yapan kimse (erkek ve kadın garson terimleri için kullanılan nötr kelime).

Wait a bit : Dur biraz. Bekle biraz. Biraz bekle. Bir dakika. Bir saniye.

Wait a jiffy : Bir saniye dur.

Wait a little : Bir dakika. Bir saniye. Dur biraz. Biraz bekle. Bekle biraz.

Wait around : Bir şey yapmadan durmak.

Wait anxiously : Endişeyle beklemek.

Wait awhile : Dur biraz. Bir saniye. Bir dakika. Biraz bekle. Bekle biraz.

Wait and see policy : Harekete geçmeden bekleme ilkesi. Bekle ve gör politikası.

 

Wait condition : Bekleme koşulu. Bekleme durumu.

İngilizce Waitress Türkçe anlamı, Waitress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waitress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Garcons : Uşak. Oğlan. Delikanlı.

Lad : Dil edinim düzeneği. Seyis yamağı. Genç erkek. Lad. Genç adam. Genç. Delikanlı. Yarak.

Waitperson : Erkek garson.

Maids : Hizmetçi. Temizlikçi kadın. Hizmetçi kız. Evlenmemiş kız. Kız. Evlenmemiş genç kız. Bakire. Hizmetçi kadın. Kadın hizmetçi.

Bunny : Tavşan. Son derece serbest pozisyonda atılan şut. Kız. Tavşancık. Tavşan(cık).

Buttons : Komi (ingilizce kullanımı). Düğmeler. Otel bellboyu.

Wait : Bekletilmek. Bekleme. Durmak. Beklemek. Pusu. Hizmet etmek. Bekleme yapmak. Bekletmek. Beklemede olmak. Bekleyiş.

Handmaiden : Hizmetçi kadın. Odalık. Hizmetçi. Hizmetçi kız. Besleme. Cariye.

Handmaidens : Cariye. Odalık. Hizmetçi kız. Hizmetçi kadın. Besleme. Hizmetçi.

Work : Etkili olmak. Çabalamak. İşlemek. Sızdırmak (para). Meşgul olmak. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. İş. Koparmak (para). Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek.

Waitress synonyms : bunny girl, waiters, waitron, maid, ladlers, waitresses, amahs, server, ladler, waiter, amah, garcon.

Waitress zıt anlamlı kelimeler, Waitress kelime anlamı

Idle : Tembel. Verimsiz. Boşta. Kullanılmayan. Çalışmayan. İşe yaramaz. Haylaz. Boşta olmak. Boşa harcamak. Gereksiz.

Waitress ingilizce tanımı, definition of Waitress

Waitress kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A waiting maid or waiting woman. A female waiter or attendant.