Walkthrough türkçesi Walkthrough nedir

  • (tiyatro) bir oyunun üstünkörü yapılan provası.
  • Gidiş yolu.
  • Bir evden taşınılırken ev sahibinin kiracıyla beraber yaptığı kontrol.
  • (televizyon) kameralar olmadan yapılan genel prova.
  • Bir bilgisayar programının kaynak kodunu okumadan önce yaptığı yüzeysel kontrol (program direktifleri).
  • Tam çözüm.

Walkthrough ingilizcede ne demek, Walkthrough nerede nasıl kullanılır?

Walkthru : Yöntemsel olarak gözden geçirme. Belli bir yöntemle inceleme. Üzerinden geçme. İçinde geçme. Bir şeyi adım adım gözden geçirme.

İngilizce Walkthrough Türkçe anlamı, Walkthrough eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walkthrough ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rehearse : Yinelemek. Tekrarlamak. Nakletmek. Sayıp dökmek. Ezberden okumak. Anlatmak. Prova etmek. Prova etmek (oyun veya müzik vb'ni). Prova yapmak.

Practise : Alıştırma yapmak. Adet edinmek. Dolap çevirmek. Antrenman yapmak. Yapmak. Pratik yapmak. İdman etmek. Alışkanlık haline getirmek. Entrika çevirmek. Deneyim kazanmak.

Practice : İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri. Uygulama. Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları. Alıştırma yapmak. Alışkanlık haline getirmek. Etmek. Dolap çevirmek. Alıştırma. Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi. Pratik yapmak.

 

Walk through : Üzerinden geçmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oyuncuların her çekimdeki devinimleri yinelemesi, uygulamanların bu devinimleri izlemesi, yönetmenin bunlarla ilgili açıklama ve düzeltmeleri yapmasına dayanan sınama. Bir televizyon programının kameralar olmadan yapılan provası. Oyuncuların bir oyunun sahnelerini tiyatro platformuna çıkarak yaptıkları ilk prova. İlk prova. İnceleyerek gezmek. İçinden yürüme. Soğuk sınama.