Warn türkçesi Warn nedir

  • İhtarda bulunmak.
  • İkazda bulunmak.
  • Uyarmak.
  • İhbar etmek.
  • İhtar etmek.
  • İhtar vermek.
  • Tembih etmek.
  • Haber vermek.
  • İkaz etmek.
  • İkaz yapmak.
  • Öğütlemek.

Warn ile ilgili cümleler

English: Ali didn't warn me about what might happen.
Turkish: Ali ne olabileceği hakkında beni uyarmadı.

English: Ali did warn you.
Turkish: Ali seni uyardı.

English: Ali did warn me.
Turkish: Ali beni uyardı.

English: Ali didn't warn me that this might happen.
Turkish: Ali bunun olabileceği konusunda beni uyarmadı.

English: Ali did warn them.
Turkish: Ali onları uyardı.

Warn ingilizcede ne demek, Warn nerede nasıl kullanılır?

Warn against : Durumun gebe olduğu tehlikeye dikkati çekti. -e karşı uyarmak. -e karşı uyardı. İle ilgili olarak sert bir şekilde protesto etti. -e karşı ihtar verdi.

Warn from : Uzak durmasını söylemek. Menetmek.

Warn off : Katılmasını yasaklamak. Menetmek. Kovmak. Uzaklaştırmak. Uzak durmasını söylemek. Vazgeçirmek.

Warne : New york'ta (abd) bir şehir.

Warned : İhtar etmek. Uyarmak. Öğütlemek. Haber vermek. İhbar etmek. Tembih etmek. İkaz etmek.

Warning advice : Hesap sahibine banka hesabının kısa bir süre sonra sınırlandırılacağını bildiren ihbarname. Uyarı ihbarnamesi.

Warning beep : Uyarı sesi. Sesli uyarı sinyali. Bir bozukluk veya dikkat gerektiren başkaca bir durum ortaya çıktığında kullanıcının dikkatini çekmek için bilgisayar tarafından çıkarılan ses.

 

Warners : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Warning before cut off : Hizmetin kesilmesi öncesinde ödeme için yapılan son ikaz. Kesme öncesi uyarı.

Warner : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri.

İngilizce Warn Türkçe anlamı, Warn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forewarning : Önceden ikaz etme.

Advises : Bilgilendirmek. Fikir vermek. Öğüt vermek. Tavsiyede bulunmak. Danışmak. Nasihat etmek. Bildirmek. Tavsiye etmek.

Foretoken : Belirti. İşaret. İhtar.

Inform : Malumat vermek. Haberdar etmek. Bilgilendirmek. Bilgi vermek. Bilgilendirme yapmak. Fitnelemek. Bildirmek.

Denounce : (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. İfşa etmek. İlan etmek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Geçersizliğini duyurmak. Kınamak. Alenen suçlamak. Ele vermek. Kehanette bulunmak. Suçlamak.

Dob : Bir kimseyi görevlilere ispiyonlamak (avustralya ve yeni zelanda argosu). Yaş. Gammazlamak.

Preach : Öğüt vermek. Vaazetmek. Vaaz çekmek. Vaaz. Telkin etmek. Vaaz vermek. Tavsiye etmek. Vaaz etmek.

Apprises : Söylemek. Haberdar etmek. Bildirmek. Bilgi vermek.

Exhorted : İkaz edilmiş. Yüreklendirmek. Cesaret vermek. Tavsiye etmek. Nasihat verilmiş. Cesaretlendirilmiş. Akıl verilmiş. Öğütlenmiş.

 

Warn synonyms : alert to, denounced, recommended, informs, reprehend, exhort, awakened, expostulate with, blow the whistle on, awaken, betided, apprized, preached, nark, grassing, give notice, acquaint, admonish, alarm, alerted, admonishing, cautions, advise, alert, apprizes, waken, apprising, rede, monish, forewarn, cautioning, apprised, awarn.

Warn ingilizce tanımı, definition of Warn

Warn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make ware or aware. To warn a tenant to quit a house. Hence, to notify or summon by authority. To notify. To give notice to. To refuse. To give previous information to. To admonish. As, to warn a town meeting.