Warpaint türkçesi Warpaint nedir

  • Kızılderililerin savaşa giderken vücutlarına sürdüğü boya.

Warpaint ingilizcede ne demek, Warpaint nerede nasıl kullanılır?

Warpage : Büzüklük. Yamukluk. Eğrilik. Peçlik. Çarpıklık. Taşıma ücreti.

Warpath : Savaşa giden yol. Savaşa gitme (kızılderili). Savaş yolu. Muharebeye veya savaşa benzer bir operasyona götüren yol (ilk olarak amerikalı yerli savaşçılar tarafından savaşa giderlerken kullandıkları rota için söylendi).

Warpaths : Savaşa giden yol. Savaşa gitme (kızılderili). Muharebeye veya savaşa benzer bir operasyona götüren yol (ilk olarak amerikalı yerli savaşçılar tarafından savaşa giderlerken kullandıkları rota için söylendi). Savaş yolu.

Be on the warpath : Savaş riskine sahip olmak. Küplere binmek. Burnundan solumak.

Warp and woof : Herhangi bir şeyin temeli. Bir şeyin tabanı.

Warp up : Alüvyonlu çökelti ile tıkamak.

Warp : Arış. Çarpıklık. Eğrilmek. Eğilmek. Yoldan sapmak. Çelik tel. Halat yapımında kullanılmak üzere ve çapına göre soğuk çekilerek veya haddelenerek yapılan, kesiti yuvarlak veya başka biçimde ürün. Sualtında bırakarak verimini artırmak. Yamulmak. Doğru yoldan sapmak.

Warp threads : Çözgü ipliği.

Warped mind : Tuhaf düşünme yolu. Sapkın düşünce. Sapmış düşünce. Çarpık düşünce.

 

Time warp : Zaman sıçraması. Zaman atlaması.

İngilizce Warpaint Türkçe anlamı, Warpaint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warpaint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Judicial writ : Mahkeme emri.

Reprieve : İçini rahatlatmak. Cezayı ertelemek. Ölüm cezasını ertelemek. Cezanın ertelenmesi. Ertelemek. Erteleme (kötü bir şeyi). Ertelemek (kötü bir şeyi). Geciktirmek. Yüreğine su serpmek.

Pardon : Mağfiret. Affetme. Af. Bağışlama. Özür. Hayatını bağışlamak. Aman. Bağışlamak. Geçirim. Mazur görmek.

Arrest warrant : Tutuklama kararı. Mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir. Belirli kişi veya kişilerin tutuklanmalarını emreden yasal belge. Tutuklama müzekkeresi. Tutuklanma emri. İhzar müzekkeresi. Tutuklama emri.

Justify : Metindeki satırların sağ ve sol kenarlarını aynı hizaya getirmek. Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sol ve sağ kıyıları düzenli olacak biçimde denetlemek, bk. sağa yanaştırmak, sola yanaştırmak. Gerekçe göstermek. Doğrulamak. Gerekçelemek. Ayarlamak. Haklı çıkarmak. Sayfa yanaştırmak. Aklamak. Doğruluğunu kanıtlamak.

Writ : Ferman. Yazı. Buyruk. İlam. Mahkeme emri. Davetiye. Resmi emir. Tüzel karar. Karar.

Reassert : Yeniden ileri sürmek. Tekrar ileri sürmek. Tekrar otorite kullanmak. Tekrar savunmak.

Confirm : Tasdiklemek. Kiliseye kabul etmek. Teyit etmek. Tasdik etmek. Dinsel tören yapmak. Doğrulamak. Onaylamak. Desteklemek. Pekiştirmek. Takviye etmek.

Commutation : Ceza hafifletme. Cezayı değiştirme. Tahvil. Cezayı hafifletme. Akım düzenleme. Bir işlemde iki öğenin değişikliğe yol açmadan birbirlerinin yerini alması. Hafifletme ceza. Değişme. Aralıklı ölçeğin taşıdığı özelliklerden biri olan ve aşağıdaki sayıltıyı uygulama olanağı veren kural : "a ve b gerçek sayılarsa, a+b = b+a ve ab=ba'dır.". Sıradeğişim.

 

Cachet : Ayrıcalık. Kaşe. Prestij. Marka. Hap. Kapsül. Hususiyet. Saygınlık. Damga. Alamet.

Warpaint synonyms : lettre de cachet, bench warrant, death warrant, amnesty, search warrant.

Warpaint zıt anlamlı kelimeler, Warpaint kelime anlamı

Disapproval : Uygun görmeme onaylamama. Hoşnutsuzluk. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Doğru bulmama. Uygun görmeme. Reddetme. Ayıplama. Onaylamama. İtiraz. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum.