Justify türkçesi Justify nedir
- Ayarlamak.
- Gerekçe göstermek.
- Sayfa yanaştırmak.
- Doğrulamak.
- Düzeltmek.
- Gerekçelemek.
- Hak vermek.
- Haklı çıkarmak.
- Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sol ve sağ kıyıları düzenli olacak biçimde denetlemek, bk. sağa yanaştırmak, sola yanaştırmak.
- Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
- Meşrulaştırmak.
- Doğruluğunu kanıtlamak.
- Savunmak.
- Satır uzunluğunu ayarlamak.
- Aklamak.
- Suçsuzluğunu kanıtlamak.
- Yaslamak.
- Metindeki satırların sağ ve sol kenarlarını aynı hizaya getirmek.
- Haklı göstermek.
Justify ile ilgili cümleler
English: It's hard to justify.
Turkish: Onu aklamak zordur.
English: Justify your attitude, come on, justify being there when it all happened.
Turkish: Davranışını haklı çıkar, haydi, bunların hepsi olduğunda orada olmanı haklı çıkar.
English: Despite their truth, sayings like "carpe diem", "live for yourself" and "know your worth" have degenerated into cliches for justifying rudeness, oddness, and apathy, at the hands of TV personalities and columnists. That is what is called "educated ignorance".
Turkish: "Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.
English: You don't have to justify your decision.
Turkish: Kararını haklı çıkarmak zorunda değilsin.
English: How can you justify your behavior?
Turkish: Davranışını nasıl haklı gösterebilirsin?
Justify ingilizcede ne demek, Justify nerede nasıl kullanılır?
Justify align : İki yana yasla.
Justify oneself : Haklılığını kanıtlamak.
Half justify : Yanaştırma.
Left justify : Sola yanaştırmak. Sola hizala. Sola yanaştırma. Sola yaslamak. Soldan bloklama. Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sol kıyısı düzenli olacak biçimde tasarlamak. bir tutanak ya da veri alanı içindeki veriyi, belirli bir konumdaki damga sol uca yerleşecek biçimde kaydırmak. Sola yasla.
Right justify : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Sağa yanaştırmak. Sağa yasla. Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sağ kıyısı düzenli olacak biçimde tasarlamak. bir tutanak ya da veri alanı içindeki veriyi, belirli bir konumdaki damga sağ uca yerleşecek biçimde kaydırmak. Sağdan blokla. Sağa yanaştırma. Sağa yaslamak. Sağa hizala.
Justification : Sebep. Haklı neden. Haklı çıkarma. Gerçekleme. İspat. Haklı çıkma. Bir çıkarım ya da savın bilinen belgeler yoluyla bilgilerimize uygunluğunu gösterme. Yaslama. Gerekçe. Doğrulama.
Justifiable : Hak verilebilir. Hukuka uygun. Savunulabilir. Makbul mazerete dayanan. Haklı çıkarılabilir. Doğruluğu ispat edilebilir. Hukuka aykırılık oluşturmayan. Gerekçeli. Mazur görülebilir. Haklı görülebilir.
Justifying : Savunmak. Suçsuzluğunu ispat etme. Haklı çıkarmak. Doğrulamak. Ayarlamak. Haklı çıkarma. Doğrulama. Haklı göstermek. Düzeltmek. Aklamak.
Justification gap : Bloklama boşluğu.
Vertical justify : Yukarı aşağı yasla.
İngilizce Justify Türkçe anlamı, Justify eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Justify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Maintain : Geçindirmek. Paraca desteklemek. Bakım yapmak. Yollamak. İddia etmek. İdame ettirmek. Bakımını yapmak. Sürdürmek. Bakmak.
Arguing : İspatı olmak. Göstergesi olmak. Münakaşa etmek. Kandırmak. Görüşmek. İtiraz etmek. Tartışmak. Karşı gelmek. Belli etmek. Tartışma.
Defend : Saklamak. Arkasında olmak. Himaye etmek. Korumak. Kanat açmak. Reddetmek. Müdafaa etmek.
Legitimate : Nesebini tashih etmek (çocuğun). Yasallaştırmak. Meşru kılmak. Yerinde. Meşru. Soydan gelen. Yasal hale getirmek.
Right : Sağdan. Sağ. Telafi etmek. Tam. Düzelmek. Sağa. Derleyip toplamak. Dosdoğru. Çeki düzen vermek.
Brightening : Avivaj. Canlanmak. Parlaklaştırma. Neşelendirmek. Aydınlanmak. Parlatma. Parlatmak. Aydınlatmak. Parlaklaştırıcı.
Prop : Pervane. Pin. Payanda ile taşımak. Tutmak. Destek koymak. Sonda. Destek. Dayamak.
Adjust : Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hizaya getirmek. Halletmek. Uyarlamak. Uyum göstermek. Standartlaştırma. Uymak. Uydurmak.
Adduce : (kanıt) göstermek. İleri sürmek (kanıt). Göstermek (kanıt). Vermek (örnek). Vermek örnek. (delil) göstermek. (kanıt) ileri sürmek. Getirip göstermek. Delil göstermek.
Attest : Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. Onaylamak. Bildirmek. Delalet etmek. Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). İddia etmek. Açıklamak. İspat etmek. Kanıtı olmak.
Justify synonyms : assay, calibrated, legitimize, rest, affirm, leaned, argue for, propping, certifies, affirms, give reason for, argues, flattens, amend, arrange for, championed, ameliorating, cleared, attests, calibrating, propped, leant, bear somebody out, authenticating, betters, legitimise, collimate, make legal, advocate, amending, declare oneself, arrange, champion.
Justify zıt anlamlı kelimeler, Justify kelime anlamı
Blame : Sorumluluk. Kınama. Suçlamak. Ayıplamak. Kabahat. Kınamak. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Suç. Suçu birinin üstüne atmak. Sorumlu tutmak.
Justify ingilizce tanımı, definition of Justify
Justify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To show (a person) to have had a sufficient legal reason for an act that has been made the subject of a charge or accusation. To fit exactly. To maintain or defend as conformable to law, right, justice, propriety, or duty. To form an even surface or true line with something else. To prove or show to be just. To vindicate.

Bu kısımda Justify kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Justify ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Justify anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Justify ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.