Warping türkçesi Warping nedir

  • Çarpıtma.
  • Yoldan sapmak.
  • Yanlış yorumlamak.
  • Palamarı çekerek hareket etmek.
  • Yamulma.
  • Yamultmak.
  • Saptırmak.
  • Eğme.
  • Eğrilme.
  • Çarpıtmak.
  • Sualtında bırakarak verimini artırmak.
  • Çözgü.
  • Çarpılmak.
  • Bükme.
  • Eğilmek.
  • Yamulmak.
  • Çarpılma.
  • Büzülme.
  • Bez çözme.
  • Eğmek.

Warping ingilizcede ne demek, Warping nerede nasıl kullanılır?

Down warping : Yerkabuğunun genişçe bir bölümünün, içgüçlerin etkisiyle asal durumunu yitirerek çanaklaşma, tekneleşme vb. yeni bir biçim kazanması. Alçalma.

Warp and woof : Bir şeyin tabanı. Herhangi bir şeyin temeli.

Warp speed : (eğlenceli argo) çok süratli hız. Sapma hızı. Işık hızından daha hızlı.

Warp the judgment : Bir hükmü çarpıtmak. Yargı kararını saptırmak. Bir yargı kararını çarpıtmak.

Warp threads : Çözgü ipliği.

Warpage : Peçlik. Büzüklük. Yamukluk. Eğrilik. Taşıma ücreti. Çarpıklık.

Warper : Çözgücü. Bozucu. Saptırıcı. Büken. Çözgü makinesi. Bükücü. Yün çözme tezgahı. Bozan. Çözücü. Saptıran.

Warpaths : Savaş yolu. Savaşa gitme (kızılderili). Muharebeye veya savaşa benzer bir operasyona götüren yol (ilk olarak amerikalı yerli savaşçılar tarafından savaşa giderlerken kullandıkları rota için söylendi). Savaşa giden yol.

Warp up : Alüvyonlu çökelti ile tıkamak.

 

Warped mind : Sapkın düşünce. Çarpık düşünce. Tuhaf düşünme yolu. Sapmış düşünce.

İngilizce Warping Türkçe anlamı, Warping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bunching : Toplanmak. Derleniş. Kırışmak. Dermek. Deste yapmak. Bölükleşme. Gruplaşma. Tel çekme imalatında çok telli malzemelerin toplanarak tek tel gibi sarılması. Öbekleşme.

Bow : Reverans. Başıyla selamlamak. Baş. Çekilmek. Yay. Reverans yapmak. Baş eğmek. Başla selamlama. Boyun eğme.

Beguiles : Kandırmak. Büyülemek. Ayartmak. Hoşça geçirmek. Eğlendirmek. Çekmek. Cezbetmek. Aklını çelmek. Nasıl geçtiğini anlamamak.

Distorting : Burkmak. Bükmek. Biçimini bozmak. Bozucu. Bozmak.

Convergency : Yakınsama. Yakınlaşma. Kavuşma.

Give a wrench to : Ters anlamak.

Buckle : Boyun eğmek. Toka ile tutturmak. Toka. Yer yer kabarmak. İliştirmek. Yenilgiyi kabul etmek. Kırım.

Misunderstand : Yanlış anlamak. Ters anlamak.

Deformation : Değiştirim. Deformasyon. Sakatlık. Biçim bozukluğu. Bozulma. Bozulma, normal biçimini ve yapısını kaybetme, deformasyon. Normal biçimin veya yapının bozulması. Şekil değiştirme.

Stray : Yolunu kaybetmek. Cızırtılı. Başıboş. Başıboş dolaşmak. Ayrılmak. Dolaşmak. Rasgele. Yalıtım yetersizliği gibi nedenlerle, bir dizgenden genellikle elektriksel erkenin istenmeyen yönde yitirilmesi.

Warping synonyms : deflect, constriction, cant, contorts, distortional, misconceives, bastardise, bevellers, beveller, straying, shrinking, contortions, bend to, misinterpreting, straggles, anticlines, distorts, curling, warps, misunderstands, shrink, bastardizing, dents, cant over, deflecting, wrying, retraction, cants, bendings, distortion, canting, color, dipped.

Warping ingilizce tanımı, definition of Warping

Warping kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of one who, or that which, warps.