Wasteland türkçesi Wasteland nedir

Wasteland ingilizcede ne demek, Wasteland nerede nasıl kullanılır?

Bare wasteland : Kellik. Çorak yer.

Wastelands : Beyaban. Boş arazi. Ekilmemiş toprak. Çöl.

Waste area : Boşaltma yeri. Artık malzeme dökme yeri. Eski üretim alanı.

Waste away : Eriyip bitmek (hastalıktan veya açlıktan). Aşınmak. Har vurup harman savurmak. Tükenmek. Cılızlaşmak. Yıpranmak. İğne ipliğe dönmek. Erimek. Ağır ağır azalmak. Aşırı zayıflamak.

Waste basket : Çöp sepeti. Çöp kutusu. Çöp kovası.

Waste heat : Atık ısısı. Artık ısı. Atık ısı. Yararlanılmayan ısı.

Waste breath : Boşuna soluk tüketmek. Nefes heba etmek. Nefes harcamak. Konuşarak hiçbir şey başaramamak veya elde edememek.

Waste branch : Katlardaki pis ve kirli suları toplayan ve kolona ileten boru. Bağlantı borusu.

Waste film : Bir kurgu sonunda geriye kalan film parçaları. Kırpıntı (film). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Waste disposal : Atık bertaraf. Atıkların yokedilmesi. Çöp boşaltılması. Atıkların bertarafı. Atık ortadan kaldırma. Atık tasfiyesi. Atık bertarafı. Atıkların uzaklaştırılması. Çöp öğütme.

İngilizce Wasteland Türkçe anlamı, Wasteland eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wasteland ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Deserting : Kaçmak. Ayrılmak. Terk etmek. Bırakmak. Bırakıp gitmek. Yüzüstü bırakmak. Terketmek. Firar etmek. Issız.

Virgin soil : Hiç işlenmemiş toprak. Bakir toprak. Hiç işlenmemiş topraklar.

Fallowed : Nadas. (toprak) nadasa bırakılmış. Nadasa bırakılan toprak. Yoz. Ekilmemiş. Nadasa bırakmak. Nadas etmek. Devetüyü. Devetüyü rengi.

Wild : Tenha. Dağınık. Zıpır. Hiddetli. İnsan ya da insanın yaşadığı yerlere yakın olmayan, doğada bulunan. vahşi. Yaban. Acayip. Arsız.

Heathland : Fundalık.

Wilderness : El değmemiş doğa. Issız yer. Yığın. Yaban hayat. Bakımsız bahçe. El değmemiş yer. Bakir doğa. Yaban. Ekilmemiş boş arazi.

Barren : Faydasız. Budala (argo terim). Bereketsiz. Anlamsız. Yavan. Sonuçsuz. Çorak. Kıraç. Meyvesiz. Budala.

Fallows : Ekilmemiş. Devetüyü rengi. Nadas etmek. Nadas. (toprak) nadasa bırakılmış. Nadasa bırakılan toprak. Yoz. Devetüyü. Nadasa bırakmak. Nadasa bırakılan arazi.

Waste : Kıraç. Boş. Saçıp savurmak. Boşa harcamak. Boşa geçirmek. Savurganlık. Zayıflamak. Zayıflatmak. Telef. Aşınmak.

Wasteland synonyms : wastelands, waste land, heath, pampas, wildernesses, fallow, desert, uncultivated land.