Watchboat türkçesi Watchboat nedir

  • Devriye botu.

Watchboat ingilizcede ne demek, Watchboat nerede nasıl kullanılır?

Watchband : Saat kaytanı. Saat kayışı. Saat kordonu. Saati bileğe iliştirmek için kullanılan kayış. Saat kulpu.

Watchbands : Saati bileğe iliştirmek için kullanılan kayış. Saat kulpu. Saat kordonu. Saat kaytanı. Saat kayışı.

Watch and ward : Sürekli tetikte olma. Sürekli uyanık olma. Devamlı olarak gözetleme. Nöbet tutma.

Watch band : Saat kordonu. Saat kulpu. Saat kayışı. Saati bileğe dolamak için kullanılan kayış.

Watch box : Bekçi kulübesi. Nöbetçi kulübesi.

Watch glass : Deneyliklerde çeşitli işlerde kullanılan, içbükey cam tabak. Kimyasal madde tabağı. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Deney tüpü kapağı. Laboratuvarda katı maddeleri tartmak gibi çeşitli amaçlar için kullanılan, saat camına benzer cam malzeme. Saatin önyüzünü kapatmak için kullanılan (cam veya plastikten) koruyucu ve saydam kapak. Az miktarda solüsyon taşımak için kullanılan küçük ve sığ kap. Kol saati camı. Saat camı. Sıvıları buharlaştırmak için laboratuarlarda kullanılan küçük kap (bilim).

Watch bracelet : Saat kordonu.

Watch chain : Köstek. Saat zinciri. Saat kösteği.

Watch for an opportunity : Fırsat kollamak.

Watch fire : Koruyuculara ısı ve ışık sağlamak için gece yakılan ateş. İşaret ateşi. İşaret vermek amacıyla yakılan ateş.

 

İngilizce Watchboat Türkçe anlamı, Watchboat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watchboat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mind : Hafıza. İstek. Dikkat. Eğilim. Anımsama. Anlak. Zeka. Dikkat etmek. Önemsemek. Olay, nesne ya da durumlar karşısında kavramsal ayrıştırma ve birleştirme işlevinde bulunan üst yeti.

Beware : Korunmak. Dikkat etmek. Kaçınmak. Çekinmek. Sakınmak. Çok dikkat etmek. Gözünü açmak.

Look out : Dikkat. Şuraya bak. Dikkat etmek. Sakınmak. Gözcü. Bakmak. Gözetmek. -den dışarı bakmak. Seçmek. Dışarı bakmak.

Watch : Gözlemek. İzlemek. Dikkat etmek. Kol saati. Nöbet. Seyretme. Kollamak. Gözetlemek. Yolunu gözlemek. Başında beklemek.

Look after : Sahip çıkmak. İle ilgilenmek. Çekip çevirmek. İdare etmek. Bakmak. Çocuk bakmak. Mukayyet olmak. Bakımını üstlenmek. İlgilenmek. Göz kulak olmak.

Watchboat synonyms : keep one's eyes open, keep one's eyes peeled, keep one's eyes skinned.