Watching türkçesi Watching nedir

Watching ile ilgili cümleler

English: After watching the movie, I wanted to read the book, too.
Turkish: Filmi izledikten sonra ben de kitabı okumak istedim.

English: "What are you doing?" "I'm watching my plants grow."
Turkish: "Ne yapıyorsun?" "Bitkilerimin büyümesini izliyorum."

English: "Should I know her?" I asked. "I don't think so," he replied slowly, while watching carefully for my reaction.
Turkish: Reaksiyonumu dikkatle izlerken, "onu tanımam gerekiyor mu?" diye sordum. "Sanmıyorum" diye yavaşça cevap verdi.

English: "I'm tired of watching TV. Let's do something else." "Like what?"
Turkish: "TV izlemekten usandım. Başka bir şey yapalım." "Ne gibi?"

English: A policeman was watching it, with his arms crossed.
Turkish: Bir polis, kollarını kavuşturarak izliyordu.

Watching ingilizcede ne demek, Watching nerede nasıl kullanılır?

Works for watching and auditing : Dinlemelik-seyirlik yapıtlar. Dinlemek ve aynı zamanda seyredilmek üzere düzenlenmiş yapıtlar (opera ve operetler gibi).

Bear watching : -in izlenmesi gerekmek.

Bird watching : Kuş gözlemciliği. Gözleyerek kuşları inceleme. Kuş gözlemi. Kuş gözleme.

Works for watching : Seyirlik oyunlar. Yalnız seyredilmek üzere hazırlanan, söz ve devinimlerden oluşmuş yapıtlar.

 

Birdwatching : Kuş gözlemciliği. Kuşları doğal ortamlarında izleme veya onlarla ilgili araştırma yapma. Kuş gözlem. Kuş gözlemi. Kuş izleme. Kuş seyretme.

Watch fire : İşaret ateşi. Koruyuculara ısı ve ışık sağlamak için gece yakılan ateş. İşaret vermek amacıyla yakılan ateş.

Watch expression : Gözcü ifadesi. Gözcü deyimi.

Watch and ward : Sürekli tetikte olma. Devamlı olarak gözetleme. Nöbet tutma. Sürekli uyanık olma.

Watch bracelet : Saat kordonu.

Watch band : Saat kayışı. Saat kordonu. Saat kulpu. Saati bileğe dolamak için kullanılan kayış.

İngilizce Watching Türkçe anlamı, Watching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tracings : Kopya etme. Takip. Takip etme. Şeffaf kağıt üzerine çıkarılan kopya. İz. Taslak. Geçirme. Kopya.

Pattern : Aynen kopya etmek. Gidiş. Benzeterek yapmak. Örüntü. Göstermelik. Oyun konusunun ana çizgisi. doğaçlamaya dayanan tiyatroda senaryo. Modele göre yapmak. Örnek almak. Bir bölümün özdeş görünümlü bir parçası, bir birimi olan bir işleme, bir şekil ya da resim. Şablon.

Flapjack : Pudra kutusu. Yüz pudralığı. Kızartılmış küçük börek. Tava keki. Küçük börek.

Monitoring : Bir sesin, seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi. ses kaynağından çıkan sesin izlenmesi. İzlemek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dinleme. Gözlemek.

Tracking : Ray döşeme. İzini sürme. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. İzcilik. Bilgisayar, ekonomi, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaydırma. (topoğrafyada) bir harf çiftini aralarındaki mesafeyi azaltarak normalden daha yakın olarak yerleştirme tekniği. Takip. Peş peşe gitme.

 

Monitress : Ekran. İzleme tertibatı. Gözlemci öğrenci. Varan. Etobur kertenkele. Monitor.

Doughnut : Halka şeklinde gözleme. Halka. Lokma benzeri bir tür tatlı. Pislik. Halka şeklinde. Lokma benzeri tatlı. Lokma. Tatlı çörek. Yağda kızarmış şekerli çörek.

Peek : Dikizleme. Röntgenlemek. Gizlice bakmak. Dikiz. Röntgen. Röntgencilik. Dikizlemek. Göz atıvermek. Gözetlemek.

Follow : Oluşmak. Dikkatle dinlemek. Takip etmek. -in ardından gelmek. Anlamak. Uymak. -in sonucu olmak. Peşinden gitmek. Arkasından gelmek.

Oversights : Gaflet. Nezaret. Gözden kaçırma. Unutkanlık. Dikkatsizlik. Yönetim. Bakım. Kusur. İdare.

Watching synonyms : looking at, observing, observation, pursuits, auspices, following, custodies, pried, trapping, lookouts, flapjacks, sighting, flannel cake, donut, observations, bo peep, prying, guard, custody, oversight, look, hotcake, contemplations, course, mutterings, observance, beholding, hounding, peeking, inspection, watch, followings, attention.

Watching zıt anlamlı kelimeler, Watching kelime anlamı

Inattention : Dikkat etmeme. Dikkatsizlik. İnatansiyon. Dikkat eksikliği. Aymazlık. Özen göstermeme. İhmal. Gaflet.