Waterier türkçesi Waterier nedir

  • Daha sulu.

Waterier ingilizcede ne demek, Waterier nerede nasıl kullanılır?

Wateriest : En sulu.

Waterily : Sulu bir şekilde.

Wateriness : Suyumsuluk. Sutu olma durumu veya niteliği. Suya benzeme durumu. Su özelliğinde olma durumu. Sululuk. Sulu olma durumu.

Watering : Sulayan. Su verme. Nemlendirme. Sulama. Tedavi edici pınar sularıyla ilgili. Ebru. Suvarma. Su sağlama. Hare. Dalga.

Watering can : Su kutusu. Bahçıvan kovası. Su tenekesi. Çiçek sulama kabı. Su kovası. Sulama kovası. Bitkileri sulamak için kullanılan süzgeçli su kabı.

Waterish : Suya benzer. Suya benzeyen.

Dewatering : Su boşaltma. Drenaj. Toprağın veya bir su kaynağının suyunu yok etme (doğal veya mekanik araçlarla). Kurutma. Suyunu çıkarma. Suyunu giderme. Su atımı. Suyunu alma. Susuzlaştırma.

Watering trough : Yalak. Suvat. Suvarma yalağı.

Waterings : Hare (kumaşta). Hareleme. Suvarma. Hare. Sulama. Ebru. Nemlendirme. Sulayan. Dalga.

Mouth watering : Ağız sulandırıcı. Nefis.

İngilizce Waterier Türkçe anlamı, Waterier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waterier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Briar : Ağaç fundası. Çalı. Diken. Süpürgeotu. Yaban gülü. Funda. Brier. Dikenli çalı.

Activity : Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Etkinlik. Fiil. Eylem. Faaliyet. İşlem. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Meşguliyet. Eyleyim. Kuvvet.

 

Lacrimation : Göz yaşarması. Gözyaşı üretme (özellikle aşırı olan). Gözyaşı salgılama. Gözyaşı salgısı, gözyaşı akıntısı. Gözyaşı salgılanması. Lakrimasyon.

Brier : Fundadan yapılmış. Çalı. Diken. Dikenli yabani çalı. Yaban gülü. Funda. Dikenli çalı. Çalı yığını. Süpürgeotu.

Smilax : Saparma. Smilaks. Saparna.

Lachrymation : Gözyaşı salgılama. Göz yaşarması. Ağlama. Göz yaşı akıtma. Gözyaşı salgılaması. Gözü yaşarma.

Tearing : Aşırı. Kocaman. Şiddetli. Yırtma. Müthiş. Ağlayan. Yırtılma. Korkunç. Ağlama. Çılgınca.

Vine : Üzüm asması. Sarmaşık. Asma. Bağ kütüğü. Bitkinin toprak üstüne çıkan yeşil kısmı. Filiz.

Waterier synonyms : bodily function, horse brier, genus smilax, bullbrier, bodily process, greenbrier, smilax rotundifolia, body process.

Waterier zıt anlamlı kelimeler, Waterier kelime anlamı

Plain : Düzlük. Süssüz. Ova. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Yalın. Sade. Yalın bir dille. Açıklık. Sadelik. Sade bir biçimde.