Waxily türkçesi Waxily nedir

  • Soluk bir şekilde.
  • Öfkeli bir şekilde.

Waxily ingilizcede ne demek, Waxily nerede nasıl kullanılır?

Waxier : Daha öfkeli. Mumlu. Balmumu gibi. Kolay şekil alan. Öfkeli. Sinirli. Daha şiddetli.

Waxiest : En şiddetli. Balmumu gibi. Öfkeli. Mumlu. En öfkeli. Kolay şekil alan. Sinirli.

Waxiness : Mum gibi olma özelliği.

Waxing : İşlemelikten çıkmış bir filmin, çeşitli aygıtlarda kolayca dönmesini sağlamak üzere, iki kenarına ince bir balmumu katı çekme. Artan. Büyüyen. Mumlama. Yükselen. Balmumu. Cilalama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mumla kaplama. Güçlenen.

Waxing machine : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mumlayıcı. Mumlama makinesi. Filmleri mumlamakta kullanılan aygıt.

Wax light : Mum ışığı.

Wax bean : Yer fasulyesi.

Wax bite : Mum ısırığı. (dişçilik) dişlerin ne kadar iyi kapandığını ölçme işlemi (kişi bir mum tabakasını ısırır ve mum üzerinde ısırık izi bırakır).

Wax doll : Mum bebek. Güzel ama ifadesiz yüzlü kimse.

Wax angry : Öfkeli konuşmak.

İngilizce Waxily Türkçe anlamı, Waxily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waxily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extended family : Geleneksel aile. Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının, bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları, aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik. Sülale. Geniş aile. Anne baba ve onların çocukları ve diğer akrabalardan oluşan sosyal birim. Genişletilmiş aile. Büyük aile.

 

Greyly : Sıkıntılı bir halde. Küllü renk tonu ile. Kırlaşmış bir şekilde. Sıkıntılı bir şekilde. Kir içinde. Kasvetli bir şekilde.

Broken home : Parçalanmış kodak. Yıkılmış yuva. Parçalanmış aile. Dağılmış aile.

Menage a trois : Üçlü ilişki.

Parent : Ana ya da baba. Ç.ana baba. Üst. Ata. Cet. Ebeveyn. Okula giden bir çocuğun her türlü davranış ve tutumundan sorumlu olup onunla ilgili işleri izleyen kimse. Ortak olarak bir yavruyu oluşturan anne ve baba. Veli. Kaynak.

Mates : Mat etmek. Dengini bulmak. Evlendirmek. Eşlemek. Çiftleşmek. Uymak. Evlenmek.

Couple : İki. Karı koca. Kuvvet çifti. Eş. Çift. Bağlamak. Çiftleştirmek. Koşut yönelimli, karşıt, eşit iki kuvvet. Eşleştirmek. Birleşmek.

Tribe : Aynı sınıftan kimseler. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Oymak. Aynı dili konuşan ve başka ekin öğelerini de paylaşan birkaç oymaktan, obadan, soptan kurulu ilkel toplum. Belli bir yerde oturan; dil, ağız ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren; birden çok boy ve köyden oluşan; ata ruhu ya da tanrıya inanan; genellikle bir yönetici ya da kurulca yönetilen; yapısında bulunan köy ve aileler arasında toplumsal, ekonomik, dinsel, kan ya da evlilik bağları bulunan siyasal nitelikteki topluluk, bk. boy, dil, ağız, kültür, köy. krş. topluluk. Kabile. Kavim. Soy. Grup. Uyruk.

 

Lividly : Morarmış bir şekilde. Mosmor olmuş bir halde. Benzi soluk bir şekilde. Çok öfkeli bir şekilde.

Hotheadedly : Aşırı fevri bir şekilde. Aceleci bir biçimde. Öfkeli bir biçimde. Aceleci bir şekilde. Hiddetlice. Aşırı fevri bir biçimde. Çok heyecanlı bir şekilde.

Waxily synonyms : social unit, kin group, kinship group, family unit, kin, man and wife, nuclear family, house, foster home, grayly, snarlingly, foster family, household, ragingly, conjugal family, wrathily, marriage, home, match, menage, irefully, wrathfully, unit, sibling, irritatedly, clan, married couple, kindred, kid, crossly, sib, cadaverously, child.

Waxily zıt anlamlı kelimeler, Waxily kelime anlamı

Parent : Üst. Esas. Kaynak. Okula giden bir çocuğun her türlü davranış ve tutumundan sorumlu olup onunla ilgili işleri izleyen kimse. Ebeveyn. Ç.ana baba. Ata. Bilgisayar, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ana baba. Soy.

Child : Yavru. Tıfıl. Ürün. Deneyimsiz. Sonuç. Mecazi anlamda. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Bala. Küçük.

Unwarily : Özensizce. Dikkatsizce. Dikkat göstermeden. Özen göstermeden.