Waxier türkçesi Waxier nedir

Waxier ingilizcede ne demek, Waxier nerede nasıl kullanılır?

Waxiest : En öfkeli. Öfkeli. Kolay şekil alan. Mumlu. En şiddetli. Balmumu gibi. Sinirli.

Waxily : Soluk bir şekilde. Öfkeli bir şekilde.

Waxiness : Mum gibi olma özelliği.

Waxing : Mumla kaplama. Balmumu. Güçlenen. Özgür yaşam. İşlemelikten çıkmış bir filmin, çeşitli aygıtlarda kolayca dönmesini sağlamak üzere, iki kenarına ince bir balmumu katı çekme. Mumlama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Büyüyen. Cilalama. Artan.

Waxing machine : Mumlayıcı. Filmleri mumlamakta kullanılan aygıt. Mumlama makinesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Waxings : Yükselen. Mumla kaplama. Artan. Özgür yaşam. Mumlama. Cilalama. Güçlenen. Büyüyen.

Wax beautiful : Güzelleşmek.

Wax doll : Mum bebek. Güzel ama ifadesiz yüzlü kimse.

Wax bean : Yer fasulyesi.

Wax angry : Öfkeli konuşmak.

İngilizce Waxier Türkçe anlamı, Waxier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waxier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Liquid : Akıcı. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Özdeğin su, yağ gibi, bulunduğu kalbin biçimini alan az sıkışabilir akışkan hali. Likit. Sıvı madde. Sıvı. Berrak. Hemen paraya çevrilebilir. Akışkan. Islak.

 

Seawater : Tuzlu su. Denizden gelen tuzlu su ile alakalı. Deniz suyu.

Bristly : Terbiye. Sert. Kıl gibi. Kılımsı. Kıllı. İdare edilmesi güç.

Crankiest : Laçka. Asabi. Alıngan. Çabuk öfkelenen. Garip. Tuhaf. Eksantrik. Gevşek. Aksi.

Waxiest : En şiddetli. En öfkeli.

Roll : Kadro. Ağzında yuvarlayarak söylemek. Oklava ile açmak (hamur). Döndürmek. Sallana sallana gitmek. Rulo. Soymak (sarhoş vb). Tekerlekler üzerinde gitmek. Yaprak haline getirmek (metalurji terimi). Sallanmak.

Angriest : İltihaplı. Kızgın. Fırtınalı. En sinirli. Kızmış. Hiddetli. Hırslı. Kızarmış.

Dishwater : Bulaşık suyu.

Sudor : Ter. Terletici.

Move : Taşımak. Taşınmak. Devinmek. Hareket ettirmek. Tahrik etmek. Teklif etmek. Kımıldamak. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Oynamak. İlerlemek.

Waxier synonyms : locomote, body of water, bath water, atomic number 1, jazz around, frost mist, h2o, ice needle, frost snow, water of crystallisation, diamond dust, atomic number 8, snow mist, poudrin, spring water, bilge water, teardrop, snowflake, go, oxygen, binary compound, vagabond, apoplectical, cast, gad, meltwater, hard water, ice crystal, sweat, frantic, corybantic, limewater, ice.

Waxier zıt anlamlı kelimeler, Waxier kelime anlamı

Hard water : Yüksek konsantrasyon mineral ve kalsiyum içeren su. Bir litresinde 9 miligramdan fazla kalsiyum karbonat bulunduran su. Sert su. Acı su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Suyun içinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması. İçerisinde yüksek miktarlarda erimiş durumda kalsiyum ve magnezyum tuzları bulunduran su, acı su, su sertliği. Kireçli su. Acısu. Kalsiyum ve magnezyumun karbonat, bikarbonat, sülfat vb. tuzlarını içeren ve sabunla çözünmeyen bileşikler yaparak köpürmeyi önleyen su.

 

Soft water : Aktaşsız su. Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Tatlı su. Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Az kireçli su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yumuşak su. Fransız sertlik derecesi 7–14 arasında olan su, tatlı su. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması.

Saltwater : Deniz. Tuzlu suya ait. Tuzlu su. Tuzlu su (ile ilgili). Deniz suyuna ait. Tuzlu suya özgü. Tuzlu suda yaşayan.

Waxier antonyms : fresh water, stay in place.