Weans türkçesi Weans nedir

Weans ingilizcede ne demek, Weans nerede nasıl kullanılır?

Wean away from : Vazgeçirmek. Caydırmak.

Wean itself away from dependency on : -e bağımlı olmaktan kurtarmak. -e bağımlılığını rehabilite etmek.

Wean : Memeden kesmek. Vazgeçirmek. Sütten kesmek. Bebek veya çocuk. Büyütmek. Soğutmak. Yetiştirmek.

Weaned : Bir kimseyi yapmaya alıştığı şeyden alıkoymak (bağımlılık, süt emme vs gibi). Sütten kesilmiş.

Weaner : Sütten kesilmiş hayvan yavrusu.

Weanlings : Yeni sütten kesilmiş bebek veya hayvan yavrusu. Sütten yeni kesilmiş hayvan yavrusu veya bebek.

Unweaned : Bir alışkanlığı kesilmemiş. Sütten kesilmemiş. Sütten kesilmiş olmayan.

Weak acid : Zayıf asit. Protonlarına ilgisi yüksek, çok az iyonlaşan veya protonlarını suya çok az veren asit. Yükünleşme denge durganı küçük olduğundan bulunduğu ortama az sayıda hidrönyum yükünleri h3o+ veren asit. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yeğni asit.

Weaning : Sütten kesme. Mekanik ventilasyondan ayrılma. Memeden kesme. Yavrunun emzirilmesine son verilmesi. Taze yemden kesme.

Weak : Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Silik. Yetersiz. Açık. Halsiz. Kuvvetsiz. Hafif. Dayanıksız. Aciz. Sulu.

 

İngilizce Weans Türkçe anlamı, Weans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amplify : Güçlendirmek. Kuvvetlendirmek. Kuvvetlendirmek (sesini). Gücünü artırmak. Yükseltmek (ses). Genişletmek. Artırmak. (sesi) artırmak. Geniş olarak açıklamak.

Discipline : Eğitmek. Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı ya da yazısız kurallarına, titizlik ve önemle uyması durumu. kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin tümü. Bilimdalı. Disipline sokmak. Disiplin. Disiplin sağlamak. Terbiye etmek. Konusu, incelediği olaylar ya da yordam ve işlemleriyle ötekilerden ayrılan altbilim.

Voice : Soluk alıp vererek ses tellerinin titreşimi ile çıkarılan tonların tümü. Soluk alıp vererek ses tellerinin kımıldamasıyla çıkarılan tonlar. Fiil kök veya gövdesinin, sözlük anlamında herhangi bir değişikliğe uğramadan fiilden fiil yapan belirli bazı eklerle genişletilerek cümledeki özne ve nesne ile olan bağlantısında uğradığı durum değişikliği; fiilin anlam değişikliği göstermeyen, ancak özne ve nesneye hükmeden şekil değişikliği. || çatılar, türlerine, aldıkları eklere ve işlevlerine göre kendi içlerinde etken çatı (yalın çatı), edilgen çatı, meçhul çatı, dönüşlü çatı, işteş çatı, ettirgen çatı diye sınıflandırılır. bunlara bk. Ses. Akort etmek. Dile getirmek. Çatı. Fikir. Sözcü. Anlatmak.

 

Estrange : Yabancılaştırmak. Aralarını açmak. Soğutmak (argo terim). Uzaklaştırmak. Aralarını bozmak.

Be a father to : Nasihat vermek. Bir baba gibi davranmak. -e baba olmak (genellikle biyolojik). Korumak. Öğüt vermek. Göz kulak olmak.

Cradled : Beşiğe yatırmak. Kızak gemi. Sakınmak. Beşikte sallamak. Korumak. Tırpan ile ot biçmek. Beşik. Özenle kucaklamak.

Choke off : Dizginlemek. Ekmek. Kısmak. Bastırmak. (sinirini vb) bastırmak. (sinirini vb) kontrol altında tutmak. Tutmak. Baskı altında tutmak. Kurtulmak. Atlatmak.

Coached : Yetiştirilen. Özel ders vermek. Özel hocalık yapmak. Araba ile gezmek. Hazırlamak. Antrenman yaptırmak. Yetiştirilmiş. Eğitmek.

Alienates : Devretmek. Uzaklaştırmak. Yabancılaşmak. Ferağ ve temlik etmek. Aralarını açmak. Devir ve ferağ etmek. Temlik etmek. Yabancılaştırmak.

Instrumentality : Yararlılık. Vasıta olma. Araç. Vasıta. İşe yararlık. Araç anlayışı. Aracı olma.

Weans synonyms : open sesame, keels, dint, disaffecting, dissuaded, blow up, dehort, fast track, amplifying, alienate, argue somebody out of something, disciplines, discourage, cradle, augments, cool, discourage from, disaffects, indispose, civilise, amplifies, road, stepping stone, disaffect, salvation, dissuade, discourages, bred, dissuading, keel, expedient, wings, disciplining.

Weans zıt anlamlı kelimeler, Weans kelime anlamı

Bottlefeed : Biberonla beslemek. Bir bebeği biberonla beslemek.