Wedge sole türkçesi Wedge sole nedir

Wedge sole ingilizcede ne demek, Wedge sole nerede nasıl kullanılır?

Wedge : Kama ile yarmak. Kıskı. Kamalamak. Kama ile sıkıştırmak. Takozlamak. Kama. Araya sıkışmak. Takoz. Araya sıkıştırılmak. Yarmak.

Sole : Ayakkabıya taban koymak. Dilbalığı. Pençe yapmak. Bekar. Ayakkabıyı pençelemek. Pençe. Ayakkabıya pençe vurmak. Ayakların yere değen alt yüzü. Taban. Ayağın yere basan ve parmak dibi ile topuk arasında kalan hafifçe çukur bölgesi.

Wedge bone : Takoz kemiği.

Wedge off : Yarmak.

Wedge oneself in : Araya sıkışmak.

Wedge out : Kamalama. Bir katmanın kama biçiminde inceleşerek sonuçlanması.

İngilizce Wedge sole Türkçe anlamı, Wedge sole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wedge sole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scaldfish : Pisi balığı.

Flukes : Bal. Beklenmedik talih. Kararsız. Digenea. Yassı balık. Zıpkın ucu. Trematodlar. Beklenmedik başarı. İlkel solucanlar (scolecida) dalının, yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfından, vücutları ince ve kutikula ile örtülü, ergin evrede asalak olarak yaşayan, çekmenleri bulunan, anüsleri olmayan fakat sindirim kanalları iyi gelişmiş türleri olan bir takım. karaciğer kelebeği (distomum) ve şistozomum (schistosomum) cinsleri iyi bilinir.

 

Floundered : [#çabalama Çabalamak]. Batmamak. Bocalamak. Bata çıka ilerlemek. Bata çıka yürümek. Çabalama. Çırpınmak. Debelenmek. Boşuna çabalamak.

Flounder : Dere pisisi. Bata çıka yürümek. Köpekdili. Çırpınmak. Debelenmek. Batmamak. Şaşırıp kalmak. Çabalama. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yanyüzergiller (pleuronectidae) familyasından, denizlerde yaşayan bir tür.

Windowpanes : Pencere camı. Bir göz pencere camı.

Soles : Taban. Kaide.

Fluke : Kararsız. Şans eseri. Yassı balık. Yaprak solucanlar sınıfına bağlı emici yassı kurtların genel adı. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği, akciğer kelebeği. Sürpriz. Beklenmedik talih. Kelebek. Şans. Zıpkın ucu. Balina kuyruğu.

Solenette : Akdil balığı.

Sole : Ayakkabıya pençe vurmak. Taban koymak. Ayağın yere basan ve parmak dibi ile topuk arasında kalan hafifçe çukur bölgesi. Pençe yapmak. Yegane. Kaide. Taban (ayak). Pençe. Ayakların yere değen alt yüzü. Pençelemek (ayakkabıyı).

Wedge sole synonyms : tonguefish, flounders.