Debelenmek nedir, Debelenmek ne demek

  • Bir acının etkisiyle veya bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak
  • Boşuna uğraşıp durmak.
  • Çırpınmak, tepinmek, kımıldanmak.

"Debelenmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Polisler bu arada kurtulmak için çırpınan ve debelenen Sadi'nin ceplerini arıyorlardı." - T. Buğra
  • "Şu anda, dünyanın en büyük korkusu içinde debeleniyordu." - K. Tahir
  • "Kedi yerde kasıla gevşeye debeleniyordu." - Y. Atılgan

Debelenmek kısaca anlamı, tanımı:

Debelenme : Debelenmek işi.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Baskı : Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm. Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres.

Kurtulmak : İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak. Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak. Doğurmak. Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak. Bağını koparıp kaçmak.

 

Çırpınmak : Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Acı ile debelenmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak.

Tepinmek : Direnmek. Ayaklarını hızla yere veya bir şeye üst üste vurmak. Öfke ve sevincini açığa vuracak davranışlarda bulunmak. Gürültü etmek.

Kımıldanmak : Kımıldamak.

Uğraşı : Uğraşılan şey, meşgale. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi.

Boşuna : Boş, yararsız, gereksiz, beyhude, nafile. Boş yere, yararsız yere, sebepsiz yere, gereksiz, boşu boşuna, beyhude, beyhude yere, nafile, tevekkeli.

Durmak : Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Ara vermek. İşlemez olmak, çalışmamak. Yaşamak. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak. Dinmek, kesilmek. Kalmak. Hareketsiz durumda olmak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Beklemek, dikilmek. Varlığını sürdürmek. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi. Bir yerde olmak veya bulunmak. Var olmak.

Diğer dillerde Debelenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Debelenmek ne demek? : v. struggle, flounder, writhe

Fransızca'da Debelenmek : gigoter

Almanca'da Debelenmek : zeppeln, strampeln

Rusça'da Debelenmek : v. биться, бултыхаться