Weepings türkçesi Weepings nedir

Weepings ingilizcede ne demek, Weepings nerede nasıl kullanılır?

Sweepings : Miktar kaybı. Çörçöp. Süprüntü. Çöp. Çerçöp. Zayiat.

Weeping eczema : Islak mayasıl. Islak mayasıllı iltihap (tıp veya medikal terimi).

Weeping willow : Salkımsöğüt.

Weeping : Hıçkırık. İltihap akıtan. Gözü yaşlı. Ağlayan. Dökülen. Akıtan. Ağlama.

Weepingly : Ağlaya ağlaya. Ağlar vaziyette. Gözyaşı dökerek. Gözyaşıyla. Gözyaşlarıyla. Ağlayarak.

Weepier : Acıklı. İçli. Ağlamaklı. Daha mızmız. Ağlayan.

Weepie : Ağlamaklı. İçli. Acıklı. Ağlayan.

Mine sweeping : Mayın tarama.

Chimney sweeping : Baca temizleyici. Ocakçı. Baca temizleyicisi.

Sweeping changes : Büyük değişiklikler. Geniş kapsamlı değişiklikler. Köklü değişiklikler.

İngilizce Weepings Türkçe anlamı, Weepings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weepings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Broad : Sınırsız. Serbest. Geniş. Hoşgörülü. Liberal. Yüzeysel. Kadın. Engin. Açık. Karı.

Weepier : Daha mızmız. Ağlamaklı. Acıklı. İçli.

Sobing : Hüngürtü. Hüngürdemek. Hıçkırarak ağlamak. Hıçkırıklara boğulmak. Hüngür hüngür ağlamak. Hıçkıra hıçkıra ağlamak. Hıçkırmak.

 

Shedders : Tüy döken kimse. Döken. Değiştiren kimse (deri, saç, kürk, vb.).

Hiccupping : Kesikli internet bağlantısı. Geçici kesinti. Hık. Hıçkırmak. Hıçkırık tutmak. Hıçkırma. Hikap. Hücreler arası aktarmadaki işaret bozulması.

Wide : Gen. Açık. Tamamen. Uzak. Geniş. Ardına kadar. Ferah. Adamakıllı. Vasi.

Cryings : Göze çarpan. Acil. İvedi. Büyük. İğrenç. Çığlık. Apaçık.

Cry : Bağırmak. İlan etmek. Ağlamak. Haykırma. Feryat. Haykırmak. Bağırmak (hayvan). Seslenmek. Çığlık atmak.

Hiccupped : Hıçkırma. Hıçkırmak. Hık. Hıçkırık tutmak. Kesikli internet bağlantısı. Hikap. Geçici kesinti. Hücreler arası aktarmadaki işaret bozulması.

Weepings synonyms : teariest, deploration, crying, hiccoughed, blubbers, hiccup, hiccuping, mourning, lachrymose, sensitivity, hiccough, cascading, tearier, sensitiveness, paralysis diaphragmatis, slummier, tributaries, lamentation, tearful, tearing, tributary, spillage, effusive, sob, singultus, complaining, mournings, sobbed, deciduous, slummiest, spouting, puling, weeping.

Weepings zıt anlamlı kelimeler, Weepings kelime anlamı

Narrow : Dar geçit. Kısmak. Kıt kanaat. Parasızlık. Cüzi. Sıkı. Çekmek. Sınırlı. Az. Anca yeten.

Discriminate : Ayırım yapmak. Ayırt etmek. Farkı görmek. Fark gözetmek. Ayırmak. Farklı muamele etmek. Ayrım yapmak. Ayrı tutmak. Ayrım gözetmek. Ayrımcılık yapmak.