Went out of türkçesi Went out of nedir

  • Dışına çıkmak.

Went out of ile ilgili cümleler

English: Ali went out of his way to make sure Mary had a good time.
Turkish: Ali Mary'nin iyi zaman geçirdiğinden emin olmak için zahmete katlandı.

English: As soon as he went out of the house, it began to rain.
Turkish: O, evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.

English: Ali went out of his way to help Mary.
Turkish: Ali Mary'ye yardım etmek için zahmete katlandı.

English: At Christmas he went out of his way to buy me a really nice model plane.
Turkish: Noel'de bana gerçekten güzel bir model uçak almak için zahmet etti.

English: Ali went out of his way to make Mary feel at home.
Turkish: Ali Mary'yi evindeymiş gibi hissettirmek için zahmete katlandı.

Went out of ingilizcede ne demek, Went out of nerede nasıl kullanılır?

Went : Koyulmak. Başlamak. Bahse girmek. Geçmek. Yayılmak. İddiaya girmek. Haline gelmek. Kaybolmak. Sonuçlanmak. Ölmek.

Out : Yanmak. Bayılmak. Nakavt etmek. Kendini belli etmek. Meydana çıkmak. Çıkış. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Dışarıda. Çıkarmak.

Of : -in. İle ilgili. -nin. Karşı. -nın. Nin. In. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. -dan.

Went out of his way : Gücü yeten her şeyi yaptı. Zahmete girdi. Zahmette bulundu.

Went out : Artık popüler değil. (argo) artık yok. Demode oldu (örneğin, that phrase went out a long time ago {o deyim çoktan demode oldu}). Artık gözde değil.

 

Went out with him : Onunla çıktı. Onunla zaman geçirdi. Onun kız arkadaşıydı.

Out of agenda : Gündem dışı.

Out of buffers : Arabellek yetersiz. Arabellek bitti.

Went out with her : Onunla zaman geçirdi. Onun erkek arkadaşıydı. Onunla çıktı.

Out of action : Çalışmaz halde. Kullanılmaz halde. İşlemeyecek hale gelmiş. Kullanım dışı. Sakatlanmış. Saf dışı (oyuncu veya asker). Kullanımdan çıkarılmış.

İngilizce Went out of Türkçe anlamı, Went out of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Went out of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Digresses : Konuyu dağıtmak. Konudan uzaklaşmak. Uzaklaşmak. Sapmak. Parantez açmak. Konu dışına çıkmak. Konudan ayrılmak.

Digressing : Konu dışına çıkmak. Sapmak. Konudan ayrılmak. Konudan uzaklaşmak. Konuyu dağıtmak. Parantez açmak. Uzaklaşmak.

Digress : Konu dışına çıkmak. Sapmak. Parantez açmak. Konudan ayrılmak. Konuyu dağıtmak. Uzaklaşmak. Konudan uzaklaşmak.

Digressed : Konudan uzaklaşmak. Parantez açmak. Konudan ayrılmak. Uzaklaşmak. Sapmak. Konuyu dağıtmak. Konu dışına çıkmak.

Went out of synonyms : go out of.