Wergild türkçesi Wergild nedir

  • Eski iskandinavlarda adam öldürme gibi suçlar için ödenen kefalet.

Wergild ingilizcede ne demek, Wergild nerede nasıl kullanılır?

Wergeld : Eski iskandinavlarda adam öldürme gibi suçlar için ödenen kefalet.

Were : Var olmak. Durmak. Mal olmak. Bulunmak. Olmak. Tutmak (para). Anlamına gelmek.

Were compatible : Birbirleri için uygundular. Uyumluydular.

Were it not : Ya değilse.

Were it not for : Onun yardımı olmasaydı. Onsuz olsaydı eğer. Olmasaydı. O olmasaydı eğer. O orada olmasaydı.

Wernerite : Alüminyum ve kalsiyumun silikatı olan mineral. Wernerit.

Werner report : Üye ülke ulusal paralarının değişim oranları arasındaki dalgalanmaları azaltmak, finansal piyasaları ve bankacılık sistemlerini bütünleştirerek sermaye akımlarını serbestleştirmek, farklı ulusal paralar arasındaki değişim oranlarını dönüşü olmayacak bir biçimde sabitlemek gibi üç temel amaç doğrultusunda avrupa parasal birliği’nin on yıllık bir dönem içindeki gelişimini planlayan, ayrıca üye ülkeler arasında para ve maliye politikalarında eşgüdümün sağlanmasını ve iktisat politikaları için bir karar merkezinin oluşturulmasını öngören, diğer bir deyişle maastrich’te kararlaştırılan avrupa iktisadi ve parasal birliği’ni şekillendirecek olan yol haritası niteliğinde, pierre werner tarafından 1970 yılında hazırlanan rapor. Werner raporu.

 

Weregild : Eski iskandinavlarda adam öldürme gibi suçlar için ödenen kefalet.

Weregilds : Eski iskandinavlarda adam öldürme gibi suçlar için ödenen kefalet.

Werk : İş. Çalışmak.

İngilizce Wergild Türkçe anlamı, Wergild eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wergild ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decorate : Bezemek. Süsleyip püslemek. Nişan vermek. Dekor olmak. Süslemek. Donamak. Boyamak. Duvar kağıdı ile kaplamak. Dekore etmek. Madalya takmak.

Engild : Altınla süslemek. Altın kaplamak.

Embellish : Süslemek. Renk getirmek. Kendi düşüncelerini katarak süslemek. Ayrıntılar eklemek. Renk katmak. Abartmak. Süs. Süsleyerek güzelleştirmek. Donamak. Güzelleştirme.

Beautify : Süslenmek. Süslemek. Güzelleşmek. Güzelleştirmek.

Grace : Şeref vermek. Mühlet. Zarafet. Şükran duası. Onurlandırmak. Lütuf. Onur vermek. Nezaket. İncelik. Bezemek.

Begild : Altında donatılmış. Altında süslenmiş. Altın kaplanmış. Altınla dekore edilmiş.

Adorn : Ballandırmak. Şişirmek. Tezyin etmek. Donatmak. Süslemek. Abartmak. Bezemek. Renk katmak. Donamak. Güzelleştirmek.

Ornament : Aksesuar. Takı. Donatmak. Övünç kaynağı. Bezeme. Süs. Süs eşyası. Temelinde dinsel-büyüsel inançlar; kişinin kendini saydırma ve toplumsal yerini belirleme isteği; zenginlik, cinsel istek uyandırma vb. nedenlerle sırasında birtakım acılara da katlanarak gövdenin belli yerlerinin doğal biçimini ve görüşünü türlü yollarla değiştirme ya da iyice belirtme; bu amaçla incik boncuk takınma, boyalar sürünme ve giyinme, a. bk. diş biçimini değiştiririn, dövmecilik, gövde sakatlama, kafatası biçimini değiştirim, yarayla bezenim. Tezyinat. Süslenme.

Gild : Yaldızlamak.