Werner report türkçesi Werner report nedir

  • Üye ülke ulusal paralarının değişim oranları arasındaki dalgalanmaları azaltmak, finansal piyasaları ve bankacılık sistemlerini bütünleştirerek sermaye akımlarını serbestleştirmek, farklı ulusal paralar arasındaki değişim oranlarını dönüşü olmayacak bir biçimde sabitlemek gibi üç temel amaç doğrultusunda avrupa parasal birliği’nin on yıllık bir dönem içindeki gelişimini planlayan, ayrıca üye ülkeler arasında para ve maliye politikalarında eşgüdümün sağlanmasını ve iktisat politikaları için bir karar merkezinin oluşturulmasını öngören, diğer bir deyişle maastrich’te kararlaştırılan avrupa iktisadi ve parasal birliği’ni şekillendirecek olan yol haritası niteliğinde, pierre werner tarafından 1970 yılında hazırlanan rapor.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Werner raporu.

Werner report ingilizcede ne demek, Werner report nerede nasıl kullanılır?

Report : Her tür konu üzerinde yapılan izleme, inceleme ve denetleme sonucunda düzenlenen belge. Söylemek. Sunmak (yasa vb.). Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Haber vermek. İhbar etmek. Görünmek. Hazır bulunmak. Muhabirlik yapmak. Borsa oyuncusunun vade sonunda fiyatının yükseleceğini beklediği bir taşınır değeri satın almak için parayı temin edemediği durumda, kendisi adına bu ödemeyi yapacak üçüncü bir kişiyi komisyon karşılığında devreye sokarak vade tarihini dolaylı olarak ertelemesi.

 

Wernerian : Verneryan.

Wernerite : Alüminyum ve kalsiyumun silikatı olan mineral. Wernerit.

Accident report : Kaza raporu. Kaza tespit tutanağı. Kaza tutanağı. Olay tutanağı.

Active report : Etkin rapor.

Activity report : Faaliyet raporu. Anonim şirketlerde idare meclisinin her iş yılı sonunda şirketin ticari, mali ve iktisadi durumunu ve yapılan işlemlerin özetini göstermek için hazırlamakla yükümlü olduğu yıllık rapor.

İngilizce Werner report Türkçe anlamı, Werner report eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Werner report ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Werner report synonyms : a change in demand, a shift in demand, abolition of forced labour convention, ability to pay approach, a type mutual funds, abnormal budget.