Whanging türkçesi Whanging nedir

Whanging ingilizcede ne demek, Whanging nerede nasıl kullanılır?

Whang : Şaplak. Şaplak atmak. Şaklatmak. Dövmek. Sırım. Kırbaçlamak.

Whanged : Kırbaçlamak. Sırım. Şaklatmak. Şaplak atmak. Şaplak. Dövmek.

Whangee : Bir asya'da bambusu.

Whangers : Penis. Alet. Yarak. Sik. Çük.

Whangs : Kırbaçlamak. Şaplak atmak. Şaplak. Şaklatmak. Sırım. Dövmek.

Cowhand : Kovboy.

Cowhands : Kovboy.

İngilizce Whanging Türkçe anlamı, Whanging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whanging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smacks : Tokat. Şapırt. Şap. Tokat atmak. Şaplatmak. Şamar atmak. Lezzet. Şapır şapır öpmek. Şak.

Spank : Kıçına şaplak atmak. Dövmek. Kıça atılan şaplak. Dayak. Şaplak.

Slaps : Çarpmak. Yüzüne vurmak. Azarlamak. Çıkışmak. Tokatlamak. Şaplak vurmak. Suratına gelmek. Şamar atmak. Çatmak.

Slapping : Suratına gelmek. Azarlamak. Şaplak vurmak. Çatmak. Çarpmak. Çıkışmak. Şamar atmak. Tokatlama. Tokatlamak.

Swishes : Islık gibi ses çıkarmak (havada hareket ederken). Sopa ile dövmek. Kırbaçlamak. Şaklama. Islık sesi çıkarmak. Hışırdatmak. Hışırdamak (yapraklar veya ipek vb). Vınlamak. Hışırdamak.

 

Clicked : Jetonu düşmek (argo terim). Başarmak. Kapanıvermek. Çıtırdamak. Ses çıkarmak. Anlamak. Çıt etmek. Mandallamak. Tıkırdatmak. Hoşlanmak.

Snapping : Kapma. Pat diye söylemek. Koparmak. Kopmak. Çıkışmak. Şaklamak. Çarparak kapamak. Şıklatmak. Terslemek.

Spanked : Şaplak. Dövmek. Kıça atılan şaplak. Dayak. Kıçına şaplak atmak.

Clicks : Ses çıkarmak. Kapanıvermek. Tıkırdatmak. Anlamak. Başarmak. Jetonu düşmek (argo terim). Çıt etmek. Uyuşmak. Jetonu düşmek. Çıtırdamak.

Spanks : Kıçına şaplak atmak. Şaplak. Dayak. Kıça atılan şaplak. Dövmek.

Whanging synonyms : click, slapped, whang, noise, cracks, swish, swishing, swished, smack, whanged, clicking, slap, dynamical, snaps, dynamic, whangs, ever changing, crack, smacked, snap.

Whanging zıt anlamlı kelimeler, Whanging kelime anlamı

Increase : Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Yükseltmek. Büyümek. Çoğalmak. Arttırmak. Artış. Artmak. Artma. Artışa geçmek.

Waxing : Cilalama. Özgür yaşam. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Büyüyen. İşlemelikten çıkmış bir filmin, çeşitli aygıtlarda kolayca dönmesini sağlamak üzere, iki kenarına ince bir balmumu katı çekme. Güçlenen. Mumlama. Balmumu. Artan. Yükselen.

Whanging antonyms : undynamic.