Slaps türkçesi Slaps nedir

Slaps ingilizcede ne demek, Slaps nerede nasıl kullanılır?

Slaps head in disgust : Shıd. Antipati ile birisinin kafasına vurmak.

Slapstick : Savruklamayla büyük benzerlik gösteren güldürü çeşidi. savruklamadaki tüm öğeleri kullanır. fakat sopalama, savruklamadakinden daha hızlı dizemli, daha devinimlidir. devinimli ve gülünç tek tek görünçlükler üzerine kurulmuştur. konu birliği pek aranmaz. kaçıp kovalamacılar, sopalamalar, kıça tekme atmalar, kremalı pasta fırlatmalar gibi öğeler daha çok kullanılır. Sopalama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hokkabazlık. Şakşak. Düşüp kalkmalar. Abartılı hareketlerle oynanan komedi. Kaba komedi. Güldürü. Palyaço çıtası.

Slapstick comedy : Kalın çizgili, kaba esprilere ve hareketlere dayandırılarak, salt eğlence ereğiyle geliştirilen güldürü. Kaba güldürü. Kaba komedi.

Slapsticks : Kaba komedi. Şakşak. Abartılı hareketlerle oynanan komedi. Hokkabazlık. Palyaço çıtası. Düşüp kalkmalar. Güldürü.

Backslaps : Başka birine veya birbirine neşe ve iltifatla davranmak. İyi niyet sergileme. Sırt sıvazlamak.

Slap down : Durdurmak. Bastırmak. Susturmak.

 

Slap in the face : Şamar. Tokat atmak. Hakaret. Tokat.

Slap bang : Tam. Aniden. Pat diye. Tam olarak. Hızla. Birden.

Slap on the back : Cesaretlendirmek. Methetmek. Sırtına vurmak. Övmek. Sırtını sıvazlamak. Arkasına vurmak.

Slap on : Çarptırmak. İlave etmek. Bir şeyi gürültülü bir şekilde (bir yere) koyuvermek. Eklemek.

İngilizce Slaps Türkçe anlamı, Slaps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slaps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jump on : Üzerine binmek. Saldırmak.

Fenagle : Oyuna getirmek (argo terim). Kandırarak kazanmak. Dolandırmak. Aldatarak elde etmek. Kandırmak.

Attack : Saldırıda bulunmak. Hücum etmek. Tutulmak. Koyulmak. Taarruz etmek. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Girişmek. Aşındırmak. Saldırmak.

Alight upon : Rastlamak. Üzerine konmak. Karşılaşmak.

Knits : Çatmak (kaşları). Düğümle bağlamak. Birleşmek. Dokumak. Kaynaşmak. Örgü örmek. Düğümle birleştirmek. Sıkı ve sağlam bir şekilde bağlanmak. Örmek.

Bash : Eğlence. Geçirmek. Kuvvetle vurmak. Şiddetle vurmak. İndirmek. Hızla vurmak. Deneme. Sertçe vurmak. Yumruk.

Berates : Fırça atmak (argo terim). Paylamak. Fırça atmak. Haşlamak. Fırça çekmek.

Hold against : Aleyhinde kullanmak. Yüklemek (suçu). Ön yargıyla davranmasına neden olmak.

Bawling out : Paylama. Haşlamak. Azarlama. Bağırıp çağırmak.

Whanged : Şaklatmak. Şaplak. Kırbaçlamak. Sırım. Dövmek.

Slaps synonyms : slapping, attacked, come down upon, bring up, sock, spank, boffs, taunts, lash oneself into a fury, boff, affords, bashed, affording, bawl out, cuffing, biffed, bang, barging, be up against, admonishing, smack, afforded, smacked, bashes, basted, blister, blow up, chiding, lash into, bolt, barge, admonishes, fall foul of.

 

Slaps zıt anlamlı kelimeler, Slaps kelime anlamı

Bad : Zarar. Bozuk. Yetersiz çelgi. Küfürlü. Kokmuş. Aynasız. Terbiyesiz. Çürük. Sahte. Kötülük.