Fenagle türkçesi Fenagle nedir

Fenagle ingilizcede ne demek, Fenagle nerede nasıl kullanılır?

Diclofenac sodium : Diklofenak sodyum. Ağrı kesici, yangı giderici ve ateş düşürücü etkili bir fenilasetik asit türevi.

Mefenamic acid : Mefanamik asit. Mefenamik asit. Yangı giderici, ağrı kesici ve ateş düşürücü etkileri bulunan fenamik asit türevi ilaç.

Fen fire : Bataklıktaki aldatıcı ışık.

Peat fen : Turbalık. Orta kuşağın serin ve nemli, akıntısı az, suya doymuş düz yörelerinde gelişen bataklık yosunları gibi yosunların, alttan zamanla değişmesiyle kalorisi az bir kömür durumuna dönüştüğü yerlere verilen ad.

Fen : Düzlük. Bataklık. Bataklık veya su baskınına uğramış alçak arazi. Turbalık. Düz bataklık arazi. Bataklık arazi. Çayır.

Fence : Etrafını çitle çevirmek. Kaçamak cevap vermek. Kaçamak yanıt vermek. Doğru yanıt vermekten kaçınmak. Tahta perde. Baştan savma yanıt vermek. Eskrim yapmak. Çit ile çevirmek. Etrafını çevirmek. Çalınmış eşya alıp satan adam.

Fence in : Çit yapmak. Tahta perdeyle. Çit ile çevirmek. Parmaklıkla çevirmek. Kapamak. Çitle çevirmek. Kilitlemek. Etrafını çitle çevirmek.

Fence wire : Parmaklık teli. Çit teli.

 

Fenced city : Takviye edilmiş şehir. Duvarlarla çevrili şehir.

Fence off : Defetmek (sorun vb.). Bertaraf etmek. Çitle ayırmak. Beraberliği bozmak için yapılan maç.

İngilizce Fenagle Türkçe anlamı, Fenagle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fenagle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endow : Vakfetmek. Bağışlamak. Para tahsis etmek. Bağışta bulunmak. Teberru etmek. Bahşetmek. Gelir bağlamak. Para bağışlamak. Vermek.

Empower : Yetki vermek. İzin vermek. Güçlendirmek.

Chiseling : Yontma. Kesme işlemi. Taraklama. Sızdırmak. Kazıklamak. Oymak. Yontmak. Pürüzlendirme.

Bait : Tuzak. Cezbeden şey. Taciz etmek. Yem takmak. Cezbetmek. Rahatsız etmek. Yapay olta yemi. Eziyet etmek. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri.

Beguile : Eğlendirmek. Hoşça geçirmek. Büyülemek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Saptırmak. Çekmek. Aklını çelmek. Cezbetmek. Ayartmak.

Bilked : Dolandırıcı. Ödememek. Hile. Dubara. Aldatmak. Borç takmak.

Bilks : Dolandırıcı. Ödememek. Aldatmak. Borç takmak. Dubara. Hile.

Bonk : Birisini yatağa atmak. Çarpmak. Mercimeği fırına vermek. Götürmek. (karşı cinsi) götürmek. Seks yapmak. Sevişmek. Sikiş. (kaba britanya argosu) cinsel ilişkiye girmek.

Befools : İşletmek. Aptal yerine koymak. Aldatmak.

 

Fauna : Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Hayvan topluluğu. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Direy. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Fauna. Doğay. Hayvanların yaşadığı bölge.

Fenagle synonyms : female mammal, animate being, hen, slapping, bunkoed, befooling, bamboozles, change, chiselling, sock, cheat, beguiles, slaps, buffet, bonking, bunco, cheats, equip, slap, invest, filly, modify, argues, smacked, bunkoing, cuff, cuffed, socked, cheated, smack, arguing, bamboozling, slapped.

Fenagle zıt anlamlı kelimeler, Fenagle kelime anlamı

Disable : Hizmet dışı bırakmak. Seçilemez kılmak. Mahrum etmek. Ehliyetini almak. Yetkisini almak. Yeteneksiz kılmak. Kullanılmaz hale sokmak. Edilgenleştirmek. Erksiz kılmak. Pasifleştirme.

Male : Bay. Erkek fiş. Spermatozoonları meydana getirecek üreme sistemine sahip olan organizma. Eril. Erkek.