Şaklatmak nedir, Şaklatmak ne demek

  • “Şak” diye ses çıkartmak

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Şamar vurmak.

Şaklatmak tanımı, anlamı

Şakla : Et parçası, yarım koyun. Ufak karpuz

Şaklat : Diyarbakır şehri, Kocaköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Şaklatma : Şaklatmak işi.

Çıkartmak : Çıkartma işini yapmak.

Çıkartma : Çıkartmak işi. Özel olarak hazırlanıp bir yere yapıştırılan zamklı desen, resim veya yazı.

Vurmak : Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

 

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Vurma : Vurmak işi.

Şamar : Açık elle yüze vurulan tokat, beşkardeş.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Şama : Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil.

Diye : Herhangi bir yargıya vararak. Diyerek. Niteleyerek.

Şak : Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. Yarma, yarılma. Yarık, çatlak. Bölük, parça, dilim. Orta : Alnının şakına vurmuşlar değneği. 1.İri ve güzel aşık. 2.Dik duran aşık. Parça, bölük. Dayak: Şak yemiş. Tekme. ''Şak'' sesi. Uşak. Güreş donu kasnağının tam göbek altına gelen bölümü. hlk. Etelerin tuzlanması işleminde, tuzun etin içerisine geçmesi ve su kaybını kolaylaştırmak için et yüzeyine bıçak ucu ile yapılan kesit. Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Gücünkaya Aksaray, Beyağıl Ulukışla Niğde). Bir kilimi oluşturan iki parçadan herbiri. (Halkaçayır Pınarbaşı Kayseri).

Ses : Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

Diğer dillerde Şakırtı anlamı nedir?

Fransızca'da Şakırtı nedir ? : claquement