Şakla nedir, Şakla ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Et parçası, yarım koyun.

Ufak karpuz.

Şakla ile ilgili Cümleler

  • Bir beyefendi gibi giyinir ancak bir şaklaban gibi konuşur ve hareket eder.
  • O, parmaklarını şaklattı.
  • Din insanların tertemiz duygularının hem nedeni hem sonucudur; bunu şaklabanların kirletmesine izin veremem.
  • Ali parmaklarını şaklattı.
  • Hayatını şaklabanlık yaparak kazanan biriydi o.

Şakla anlamı, kısaca tanımı

Şaklak : Şen, geveze. Çocukların başına bağlanan tülbent. Derideki sulu kabarcık

Şaklam : Güneşin en dik geldiği zaman, öğlen. Sıcaklık: Günorta şaklamı.

Şaklama : Şaklamak işi. Bıçakla etin yüzeyine kesit yapma işlemi.

Şaklamak : “Şak” diye ses çıkarmak. Bölmek, parçalamak.

Şaklat : Diyarbakır şehri, Kocaköy ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Şaklatma : Şaklatmak işi.

Şaklatmak : “Şak” diye ses çıkartmak. Şamar vurmak.

Şaklavak : Değirmentaşı üstüne konulan tahta.

Şaklayan : Çok ve ilgi çekici konuşan.

Şaklaban : Basit şakalar yaparak herkesi güldüren, şakacı kimse.

Şaklabanlık : Şaklaban olma durumu.

Karpuz : Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris). Lamba karpuzu. Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. Kadın memesi.

 

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.

Et : İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka. Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm. Ten. Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi.

Diğer dillerde Şakırtı anlamı nedir?

Fransızca'da Şakırtı nedir ? : claquement