Smacks türkçesi Smacks nedir

  • Şamar atmak.
  • Canlı balık tutan tekne.
  • Şap.
  • Şapırtı.
  • Şapır şupur öpmek.
  • [#tokat Tokatlamak].
  • Şapırdama.
  • El ile vurmak.
  • Şaplak atmak.
  • Tokat atmak.
  • Tutam (tuz vb.).
  • Şamar.
  • Şapır şapır öpmek.
  • Hafif tad.
  • Şapır şapır içmek.
  • Şak.
  • Lezzet.
  • Şapırt.
  • Şaplak.
  • Tokat.
  • Şapır şupur içmek.
  • İz.
  • Şaplatmak.
  • Şapır şupur öpüş.
  • Tek direkli balıkçı teknesi.

Smacks ile ilgili cümleler

English: A man who smacks his wife around is contemptible.
Turkish: Karısına tokat atan adam adidir.

Smacks ingilizcede ne demek, Smacks nerede nasıl kullanılır?

Smack dab : Bir yerin tam merkezi. Tam.

Smack in the face : Suratına bir şamar veya tokat gibi inen şey. Tokat. Şamar.

Smack of : (bir şey) gibi gözükmek. Hafif bir tadı olmak (belirli bir şeyin bir yiyecekte veya içecekte). Altında ... yatmak. (bir şeyin) özelliklerini taşımak. Kokmak (soyut bir şey). (bir şeyi) andırmak veya çağrıştırmak. Kokmak. -in kokusu olmak. Kokusu olmak.

Have a smack at : Bir denemek.

Fishing smack : Alamana. Küçük balıkçı gemisi. Balıkçı teknesi.

Plasmacytoma : Plazma hücreleri tümör. Plazma hücrelerinden köken alan herhangi bir tümör odağı. yumuşak dokulardan birincil olarak veya myelomun metastazları olarak biçimlenir, plazma hücre tümörü, plazmom. Plazmasitom.

Smacked : Şaklatmak. Tokatlanmış. Tokatlamak. Şaplatmak. Şapır şupur öpmek. Şamar atmak. Şapırdatmak. Şaplak atmak.

 

Smack : Tam olarak. Şapır şapır öpmek. Şapır şupur öpmek. Tokat atmak. Şamar atmak. Doğruca. Şaplak atmak. Şapır şapır içmek. Şapır şupur. Tümüyle.

A smacking kiss : Şapır şupur öpücük. Şapır şupur öpüş. Şapırtılı öpücük.

Smacker : Dolar. Şaplak. Sterlin. Sesli öpücük. Şapır şupur öpüş. Şapırtılı öpücük.

İngilizce Smacks Türkçe anlamı, Smacks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smacks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denotement : Emare. İşaret. Belirti. Gösterge.

Savouriness : Lezzetlilik. Tat.

Smackers : Sterlin. Sesli öpücük. Dolar. Şapırtılı öpücük.

Birthmark : Doğum izi. Doğuştan vücutta bulunan leke. Doğum lekesi.

Relish : Beğenmek. Haz. Zevk. Hazzetmek. Mis gibi kokmak. İstek. Zevk almak. Tadına varmak. Zevkle yemek.

Loose : Salıvermek. Bol. Gevşek. Ateş etmek. Atmak. Kaçmak. Oynak. Serbest bırakmak. Ateşlemek. Çözmek.

Clueing : Hamak ipi. İşaret. Topak. Bilgi vermek. Aydınlatmak. Tüyo. İpucu. Karine. Yumak.

Spank : Dövmek. Dayak. Kıça atılan şaplak. Kıçına şaplak atmak.

Spats : Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Dalaşmak. Tartışma. Ağız kavgası etmek. Ayakkabı üzerine giyilen tozluk. Sıcak tartışma. Deri tozluk. Kısa tozluk. Münakaşa.

Clue : Bilgi vermek. Yumak. Şipka. İşaret. Aydınlatmak. İpucu. Karine. Tüyo. Anahtar.

Smacks synonyms : bonking, splat, spanked, spat, screeds, schappe, trouser, pleasure, alum, daintiness, buffet, clew, cuffing, a smacking kiss, enjoyment, flavours, splats, savoriness, smack, plashed, birthmarks, smack in the face, sapor, whanged, slaps, evidence, slapping, sapidity, dints, lapped, slapped, bonk, plashes.

 

Smacks zıt anlamlı kelimeler, Smacks kelime anlamı

Tense : Gergin. Stres içinde. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Çekmek. Stresli. Germek. Sıkı. Gerginleştirmek. Kip.

Worth : Değer. Bedel. Çap. Değerli. Kıymeti pek az. Servet. Eder. Kıymet. Kadir. Değerli şey.