Clueing türkçesi Clueing nedir

Clueing ingilizcede ne demek, Clueing nerede nasıl kullanılır?

Clue in : İpucu vermek.

Clue up : İspiyonlamak. Gammazlamak. Bilgilendirmek.

Clew clue : İpucu. Sarmak.

Gave him a clue : Ona çıtlattı. Ona yol gösterdi. Ona işaret gösterdi. Ona ipucu verdi.

Had no clue : Fikri yoktu. Tahminde bulunamıyordu. İpucu yoktu. İşaret yoktu.

Clues : Topak. İpuçları. Anahtar. Yumak. İşaret. İpucu. İz. Şipka. Hamak ipi.

Not have a clue : Anlayamamak. Hiçbir fikri olmamak.

Clued : Aydınlatmak. Bilgi vermek.

Have no clue : Gösterge olmamak. Yönlendirme olmamak. İşaret olmamak. İpucu olmamak. Fikri olmamak.

Clued up : Bilgili. Çok bilen.

İngilizce Clueing Türkçe anlamı, Clueing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clueing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clews : Şipka (gemi). Anahtar. Yün yumağı. Hamak ipi (gemi). İplik yumağı. Hamak ipi gemi.

Apprised : Haber vermek. Haberdar etmek. Söylemek. Bildirmek.

Badges : Rozet. Nişan.

Cart road : Bozuk yol veya patika. Şose.

Cue : Alıcı ışığı. Bilardo sopası. Alıcı yayına girdiğinde, alıcı yönetmenine bunu bildirmek, alıcı önünde bulunanları uyarmak amacıyla alıcıda yanan kırmızı ışık. Belirti. Başlama işareti. Fikir. İsteka. Sufle etmek. İşaret vermek.

 

Cob : Kısa bacaklı binek atı. Mısır koçanı. Küçük yuvarlak ekmek. Kerpiç. İri fındık. Koçan. Erkek kuğu. Kömür gibi.

Apprise : Haber vermek. Bildirmek. Söylemek. Haberdar etmek.

Chunk : Yığın. Bodur ama güçlü hayvan. Kalın bir parça. İri parça. Tıknaz ve güçlü adam. Büyük miktar. Kocaman parça. Kalın parça. Külçe.

Cleave : Bölünmek. Yarmak. Sadık kalmak. Bölmek. İkiye ayrılmak. Çatlamak. Yarılmak. Bağlı olmak. Açmak. Yapışmak.

Civilise : Uygarlaştırmak. Eğitmek. Rafine etmek. Yetiştirmek. Uygarlaşmak. Okutmak. İşlemek (toprak). Uysallaştırmak (ayrıca 'civilize'). İnsancıllaştırmak. Medenileştirmek.

Clueing synonyms : hold fast, year end, badge, last, mnemonic, stick to, clear up, brightens, meet, attach, ball, suspicion, clears, touch, beacon, terminal, concluding, clarify, clue, stick, acquaints, conglutinate, mold, acquaint, clew clue, dollop, dollops, inkling, agglutinate, acquainting, evidence, cuing, bolus.

Clueing zıt anlamlı kelimeler, Clueing kelime anlamı

Detach : Ayırmak. Özel görevlendirmek. Kaldırmak. Sökmek. Çözmek. Çıkarmak. Çıkmak. Koparmak. Kopmak.

Opening : Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Genişlik derecesi. Açıklık. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb.