Whiffet türkçesi Whiffet nedir
- Hafif nefes.
- Hafif koku.
Whiffet ingilizcede ne demek, Whiffet nerede nasıl kullanılır?
Whiffed : Kötü kokmak. İma. Hafif esinti. Koklamak. Koku dalgası. Kötü kokutmak. Koku. Esinti. Üflemek. Nefes.
Whiffer : Burun.
Whiffers : Burun.
Get a whiff : Kokusunu almak.
Skew whiff : Çarpık. Yamuk. Yamuk yumuk. Eğri büğrü. Eğri. Çarpık çurpuk.
Whiffletrees : Arabayı at koşumlarına bağlayan donanım. Araba falakası.
Whiffler : Baştan savma kimse. Bocalayan ve çabuk karar değiştiren kişi. Kaçamak kimse. Müjdeci. Bocalayan ve çabuk karar değiştiren kimse. Kararsız kimse. Haberci.
Whiffle : Islık sesi çıkarmak. Üflemek. Esmek.
Whiff : Kötü kokmak. Üflemek. Koku. Koku dalgası. Koklamak. Nefes. İma. Kötü kokutmak. Hafif esinti. Esinti.
Take a whiff : Nefes çekmek.
İngilizce Whiffet Türkçe anlamı, Whiffet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Whiffet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Verbalise : Geveze olmak. (britanya ingilizcesi) kelimelerle ifade etmek. Dile getirmek. Sözelleştirmek. Bir kelimeyi eylemleştirmek (verbalize olarak da yazılır). Sözle anlatmak. Söze dökmek. Fazlasıyla konuşkan olmak. Ağız kalabalığı etmek. Fiile çevirmek.
Wafts : Taşımak. Uçuş. Taşımak (hava veya su). El işareti. Götürmek. Sürüklenmek (rüzgarla veya dalgayla). Taşımak (hava, su vb.). Sürüklemek (rüzgar veya dalga). Sürüklemek.
Blow : Yelpazelemek. Sigorta atmak (elektrik). Esmek. Üflemek. Fışkırmak. Küfretmek. Çarçur etmek (argo terim). Hava vermek. Çiçeklenmek. Soluk soluğa kalmak.
Utter : Açığa vurmak. Basmak (çığlık). İfade etmek. Çıkarmak (inilti veya ses). Bütün. Dile getirmek. Su katılmadık. Buyurmak. Basmak. Sapına kadar.
Verbalize : Sözcüklerle ifade etmek. Sözle ifade etmek. Açıklamak. Sözcüklere dökmek. Dile getirmek. Sözlü ifade edilmek. Fiile çevirmek. İfade etmek. Sözle anlatmak. Söze dökmek.
Puff : Soluğunu kesmek. Üflemek. Kabartmak. Solumak. İçine çekmek. Nefes nefese (bir şey) demek. Tüttürmek. Nefes nefese olmak. Öve öve bitirememek. Şişirmek.
Talk : Konuşmak (bir dili). Sohbet. Hakkında konuşmak. Söylemek. Laf etmek. Görüşmek. Sohbet etmek. Konuşma biçimi. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Söz etmek.
Blast : Kavurmak (bitki). Beddua etmek. Kavurmak. Büyük patlama. Kavurmak (soğuk veya sıcak bitkiyi). Lanet etmek. Kavurmak (soğuk). Havaya uçurmak. İnfilak etmek. Bangır bangır çalmak.
Wafted : Götürmek. Sürüklemek (rüzgar veya dalga). Uçuş. Taşımak (hava veya su). Taşımak. Sürüklenmek (rüzgarla veya dalgayla). El işareti. Taşımak (hava, su vb.). Sürüklemek.
Gust : Fırtına. Ani rüzgar. Kuvvetli rüzgar. Rüzgarın ani ve sert esmesi. Bora. Sağanak rüzgar. Rüzgar hamlesi. Civarina. Yağmurun bastırması. Rüzgar.
Whiffet synonyms : puff of air, waft, mouth, speak.
Whiffet ingilizce tanımı, definition of Whiffet
Whiffet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A little whiff or puff.

Bu kısımda Whiffet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Whiffet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Whiffet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Whiffet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.