Whiffer türkçesi Whiffer nedir
Whiffer ingilizcede ne demek, Whiffer nerede nasıl kullanılır?
Whiffers : Burun.
Whiffed : Kötü kokmak. Kötü kokutmak. Nefes. Üflemek. Koku. Koku dalgası. Koklamak. Hafif esinti. İma. Esinti.
Whiffet : Hafif nefes. Hafif koku.
Get a whiff : Kokusunu almak.
Skew whiff : Yamuk yumuk. Çarpık. Eğri büğrü. Çarpık çurpuk. Eğri. Yamuk.
Whiffletrees : Araba falakası. Arabayı at koşumlarına bağlayan donanım.
Whiffle : Üflemek. Esmek. Islık sesi çıkarmak.
Whiff : Üflemek. Koku dalgası. İma. Hafif esinti. Kötü kokmak. Kötü kokutmak. Esinti. Koklamak. Nefes. Koku.
Whiffled : Islık sesi çıkarmak. Esmek. Üflemek.
Whiffing : Hafifçe kokutma. Kötü kokutmak. Hafifçe üfleme. Kötü kokmak. Üflemek.
İngilizce Whiffer Türkçe anlamı, Whiffer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Whiffer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cape : Pelerin. Kap. Harmaniye. Çıkıntı. Bazı şeylerin sivri ön bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası. Harmani.
Slugger : Sert oynayan oyuncu. Ardı ardına yumruk indiren boksör. Boksör. Sert vuran oyuncu (baseball terimi). Sert vuran oyuncu. Yumruğu sert boksör.
Nasals : Geniz sesi. Genizsel. Genizsi ses (fonetik). Buruna ilişkin. Burun kemiği. Buruna ait. Burun ile ilgili. Genizden veya burundan gelen. Nazal.
Bill : Gaga. Hesap pusulası. El ilanı. Keser. Hesap. İlan. Afişe etmek. Senet. Dimdik. Cetvel.
Conks : Kafa. Ölmek. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Bayılmak. Dalmak. Tahtalıköyü boylamak. Bozulmak. Çalışmamak. Başa vurulan darbe.
Headlands : Dağların denize yaptığı çıkıntı. Sürülmemiş toprak. Alabama eyaletinde şehir. Dağlık burun. Sürülmemiş arazi.
Cliffs : Uçurum. Çok sarp kayalık tepe.
Headland : Dağlık burun. Sürülmemiş arazi. Dağların denize yaptığı çıkıntı. Alabama eyaletinde şehir. Sürülmemiş toprak.
Nasal : Hayvanlarda burun veya koku alma duyu organına ait. Genizsel. Burun ile ilgili. Burunla ilgili. Genizden gelen. Art damağın alçalması, ses yolundan gelen havanın hem ağızdan hem de burundan geçirilmesi yoluyla oluşan ünsüz türü. boğumlanma noktaları açısından bir çift dudak sesi olan m ile diş sesi olan n ve art damak sesi olan n ünsüzleri, boğumlanmaya aynı zamanda burun yolunun da katılması dolayısıyla birer geniz ünsüzüdürler: maşa, tanık, yonga, yonga; anadolu ağzl. banka [banka], bana kelimelerindeki m, n, n ünsüzleri gibi. Genizden veya burundan gelen. Geniz ünsüzü.
Beak : Kakaç. Gagalamak. Yargıç (ingiliz ingilizcesi). Okul müdürü. Yargıç. Kuşların keratinden oluşan, şekli, büyüklüğü, rengi türlere göre değişen bir ağız uzantısı. Büyük burun. İbrik ağzı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Whiffer synonyms : hitter, conking, foreland, beaks, cliff, conk, forelands, batter, capes, batsman.

Bu kısımda Whiffer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Whiffer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Whiffer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Whiffer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.