White collar türkçesi White collar nedir

  • Büroda çalışan.
  • Kol gücünden çok kafa gücü ile yürütülen işlerde çalışanlar.
  • Ofiste çalışan.
  • Beyaz yakalı.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Beyaz yakalılar.
  • Memur.

White collar ingilizcede ne demek, White collar nerede nasıl kullanılır?

White : Göz akı. Yumurta akı. Soluk benizli. Beyaz. Sütlü kavhe. Gözün beyaz kısmı. Beyaz ırktan olan. Solgun.

Collar : Yakalamak. Kolye. Yaka şekline benzer yapılar. yarım kordalılarda üç kısımdan oluşan vücudun orta bölgesi. Yaka. Sıkma bileziği. Yaka takmak. Tasma. Durdurmak. Yakasına yapışmak. Yürütmek.

White collar crime : Memurların veya iş insanlarının paralarını etkileyen ağır suç. Kimi orta ve büyük kentsoylu tabaka üyelerinin işlerini alışılmış biçimde yürütmeleri sırasında işledikleri suçlar. (haksız kazanç sağlamak üzere görevi kötüye kullanma, vergi kaçırma, üzerine para geçirme vb.). Nitelikli suç. Beyaz yaka suçları. Beyaz yakalı suçu.

White collar employee : Beyaz yaka çalışanı.

White collar worker : Beyaz yakalılar. Masa başı işi olan kimse. Memur. Üretim sürecinde bedensel gücüyle çalışmayıp düşünsel etkinlikte bulunan ve maaş/ücret karşılığında çalışan memur, teknik personel. krş. mavi yakalılar. Ofis çalışanı.

White collar workers : Müstahdemler. Beyaz yakalılar. Memur. Beyaz yakalı işçiler. Enformasyon işçileri. Ofis çalışanı. Hizmet işçileri. Fikir işçileri. Masa başı işi olan kimse. Hizmet personeli.

 

İngilizce White collar Türkçe anlamı, White collar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak White collar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Non manual worker : Üretim sürecinde bedensel gücüyle çalışmayıp düşünsel etkinlikte bulunan ve maaş/ücret karşılığında çalışan memur, teknik personel. krş. mavi yakalılar.

Office clerk : Ofis çalışanı. Büro memuru. Sekreter.

Achievement motive : Başarı güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarma güdüsü.

Apparatchik : Eski sovyetler birliği'nde komünist parti'nin idari örgütlenme üyesi. Siyasi parti bürokratı. Aparatçik. Apparatçik.

Abilities : Yetenekler. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Beceri. Güç. Yetenek. İktidar. Yeterlik. Kabiliyet.

Office bearer : Büro memuru. Göreve atanmış kimse. Görevli.

White collar worker : Ofis çalışanı. Masa başı işi olan kimse. Üretim sürecinde bedensel gücüyle çalışmayıp düşünsel etkinlikte bulunan ve maaş/ücret karşılığında çalışan memur, teknik personel. krş. mavi yakalılar.

Alienation : Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Yabancılaştırma. Yabancı emek. Devretme. Ötekileştirme. Aralarını açma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Yabancılaşma. Devir.

 

White collar workers : Masa başı işi olan kimse. Fikir işçileri. Enformasyon işçileri. Ofis çalışanı. Hizmet personeli. Hizmet işçileri. Beyaz yakalı işçiler. Müstahdemler.

Agnation : Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Soydaşlık. Hısımlık. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi.

White collar synonyms : civil servants, apparatchiks, jobholders, intendant, affection, collector, adjustment in marriage, incumbent, employee, aesthetical ideal, civil servant, employe, all round development of individual, acclimatation, government official, incumbents, acculturation, age distribution, jobholder, functionary, aesthetic, age group, age grade, adaptive behavior, agression.