Widower türkçesi Widower nedir

  • Dul.
  • Dul erkek.
  • Dul (erkek).

Widower ile ilgili cümleler

English: A man whose wife is dead is called a widower.
Turkish: Eşi ölmüş bir adama dul denir.

English: Ali is a widower.
Turkish: Ali bir dul.

English: Ali's only been a widower for six months.
Turkish: Ali altı aydır sadece bir dul.

Widower ingilizcede ne demek, Widower nerede nasıl kullanılır?

Grass widower : Karısı geçici olarak bir yere gitmiş olan adam. Boşanmış veya karısından ayrı yaşayan adam. Karısı uzaktaki erkek. Boşanmış adam. Dul erkek. Karısından ayrı erkek. Dul adam.

Widowered : Dul kalmış. Karısının ölümüyle dul bırakılmış. Dul bırakılmış.

Widowerhood : Karısı ölmüş adam olma durumu. Dulluk. Dul kalmak durumu. Dul olma durumu (erkek için).

Widowers : Dul erkekler. Dul erkek. Dul (erkek).

Widowed : Tenha. Issız. Dul. Dul kalmış. Dul kalan.

Widow line : Yalnız satır. Sayfanın tepesinde tek başına kalan satır. Tek kalan satır. Tek satır.

Widow and orphan control : Sayfanın başında ve altında tek kalan satırların engellenmesi.

Bereaved widow : Geride kalan yaslı eş.

Widow control : Sayfanın tepesinde tek başına bir satırın kalmasının engellenmesi. Tek satır denetimi. Yalnız son satır.

Black widow spider : Kara dul örümceği. Latrodectus mactans. Karadul örümceği. Amerika birleşik devletleri’nde bulunan ısırığı oldukça acılı ve bazen öldürücü olan örümcek türü, latrodectus mactans. Karadul.

 

İngilizce Widower Türkçe anlamı, Widower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Widower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Divorce : Eşten boşanmak. Boşanma. Kocasından ayrılmak. Karısından ayrılmak. Ayrılmak. İlgi kesmek. Yasal olarak kurulmuş bir evlilik ilişkisinin yine yasal biçimde ortadan kaldırılması. Boşamak.

Widowed : Issız. Dul kalmış. Tenha. Dul kalan.

Adult male : Erişkin erkek. Yetişkin erkek.

Widowers : Dul erkekler.

Widow : Dul kadın. Dul bırakmak. Sayfanın tepesinde tek başına kalan satır. Kocasını ölüm yoluyla yitiren, bundan dolayı toplumun bu durumda koymuş olduğu kuralları, kaçınmaları uygulamak zorunda olan kadın.

Widows : Dul kadın.

Grass widower : Boşanmış veya karısından ayrı yaşayan adam. Boşanmış adam. Karısı uzaktaki erkek. Karısından ayrı erkek. Dul adam. Karısı geçici olarak bir yere gitmiş olan adam.

Man : Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam yerleştirmek. Adam atamak. Görev yapmak. Adam vermek. Adam. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Adamla donatmak. Erkek.

Widower synonyms : widowman, divorc‚.

Widower zıt anlamlı kelimeler, Widower kelime anlamı

Woman : Kadın. Hanım. Karı. Hatun. Bayan. Metres. Kadınlar. Kancık. Zenne. Gaco.

Widower ingilizce tanımı, definition of Widower

Widower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A man who has lost his wife by death, and has not married again.