Widowed türkçesi Widowed nedir

Widowed ingilizcede ne demek, Widowed nerede nasıl kullanılır?

Becoming widowed : Dul bırakılma. Dul hale gelme. Dullaşma. Dul olma. Dul kalma. Eşi ölme. Kocası veya karısını kaybetme.

Widower : Dul. Dul erkek. Dul (erkek).

Widowered : Dul kalmış. Dul bırakılmış. Karısının ölümüyle dul bırakılmış.

Widowerhood : Dul olma durumu (erkek için). Dulluk. Dul kalmak durumu. Karısı ölmüş adam olma durumu.

Widowers : Dul erkekler. Dul erkek. Dul (erkek).

Widow orphan control : (bilgisayar) sayfanın başında veya sonunda bir tek satır şeklinde bir paragrafa ait cümlenin kalmasını önleyen öyleki sayfa sonunda bir paragrafın ilk cümlesinin sığabileceği kadar bir boşluk varsa aşağıdaki boş sayfaya kayarak paragrafın bölünmemesini sağlayan (eğer sadece tek bir satır ayrı kalıyorsa) bir microsoft word komutu. Dul yetim kontrolü.

Black widow : Köylere kentlere yakın da yuvalanabilen ve sokması büyük acı veren iri, esmer, ağılı örümcek; böyü. Zehirli bir örümcek. Kara dul. Karadul. Örümceğimsiler (arachnoidea) sımanın, örümcekler (araneida) takımından dünyada yayılmış, çok zehirli ve kara renkli bir eklem bacaklı türü. Zehirli örümcek.

Grass widow : Kocasından ayrı yaşayan evli kadın. Kocası geçici olarak bir yere gitmiş olan kadın. Şen dul. Kocasından ayrı yaşayan kadın. Dul kadın. Kocası uzaktaki kadın. Kocası tarafından terk edilmiş kadın. Boşanmış veya kocasından ayrı yaşayan kadın.

 

Widow and orphan control : Sayfanın başında ve altında tek kalan satırların engellenmesi.

Bereaved widow : Geride kalan yaslı eş.

İngilizce Widowed Türkçe anlamı, Widowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Widowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unmarried : Subay. Boydak. Bekar. Evlenmemiş.

Lonely : Yalnız (kimse). Yalnız. Yalnız ve mutsuz. Garip. Kasvetli. Kimsesiz. Yapayalnız.

Adiabatic : Isı iletmeyen. Isıgeçirmez. Isı kaybı olmadan meydana gelen (fizik, kimya). Isı değişimsiz. Dışarısıyla herhangi bir özdek ya da erke iletimi olmadan yapılan (işlem). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Isı geçirmez. Isısız. Çevreleriyle ısı türünde erke alışverişinde bulunamayacak biçimde yalıtılmış dizgelerin ortak niteliği. Isıalışverişsiz.

Lone : Bekar. Yalnız. Tek. Kimsesiz.

Forsaken : Terkedilmiş. Vazgeçmiş. Vazgeçilmiş.

Desert : Bırakıp gitmek. Yüzüstü bırakmak. Çöl. Taraf değiştirmek. Ayrılmak. Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad. Terk etmek. Terketmek.

Uncrowded : İnsanlarla dolu olmayan. Kalabalık olmayan.

Isolated : İzole. Tek. İstisnai. Soyutlanmış. Bir yalıtkan ile yalıtılmış olan. Ayrılmış. Yalnız. Yalıtık. Birbaşına.

 

Deserting : Ayrılmak. Firar etmek. Çöl. Kaçmak. Bırakıp gitmek. Taraf değiştirmek. Terk etmek. Terketmek. Bırakmak.

Private : Takım taklavat. Gözlerden uzak. Sakin. Deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker. Nefer. Özel. Asker. Kişisel.

Widowed synonyms : widows, unfrequented, desolating, lonesome, forlorn, uninhabited, lonesomes, desolate, secluded, lonelier, widowered, single, desolates, loneliest, widower, deserted, widow, solitary.

Widowed zıt anlamlı kelimeler, Widowed kelime anlamı

Married : Başı bağlı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görüntü ile sesin aynı film üzerinde yer alması durumu. Evlilikle ilgili. Evlilik. Nikahlı. Evlenmiş. Evliliğe veya evlilere özgü. Bileşik. Evli.