Wildfowl türkçesi Wildfowl nedir
Wildfowl ingilizcede ne demek, Wildfowl nerede nasıl kullanılır?
Wildfowls : Av kuşları.
Wildfire : Söndürülmesi güç ateş. (özellikle kırsal alanda çıkan) söndürülmesi güç yangın. Kontrol edilemeyen yangın.
Wildfires : Söndürülmesi güç ateş. (özellikle kırsal alanda çıkan) söndürülmesi güç yangın. Kontrol edilemeyen yangın.
Wildflower : Rüzgar çiçeği. Kır çiçeği. Kasıtlı yetiştirme olmadan kendiliğinden yetişen bitki. Yaban çiçeği. Yabani çiçek. Taçlı kırlalesi.
Like wildfire : Çok çabuk. Süratle. Yıldırım hızıyla (her yere yayılmak). Hızla.
Wild animals : Yabani hayvanlar. Vahçi hayvanlar. Vahşi hayvanlar geçebilir. Evcil olmayan hayvanlar. Özgün ve doğal alanında yaşayan hayvanlar. Ehlileştirilmemiş hayvanlar. Vahşi hayvanlar.
Wild and woolly : Kural tanımaz. Medenileşmemiş. Çığrından çıkmış.
Wild ass : Somali yaban eşeği. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, 115 cm kadar yüksekliği olan ve afrika'da yaşayan bir tür. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, 140 cm kadar yükseklikte, somali'de yaşayan bir tür. Afrika eşeği.
Wild animal : Özgün ve doğal alanında yaşayan hayvan. Yaban hayvanı. Evcil olmayan hayvan. Yırtıcı hayvanlar. Ehlileştirilmemiş hayvan. Vahşi hayvan. Evcil olmayan, yabansı hayvanlar. Yabani hayvan.
Wild animal training : Yırtıcı hayvan eğitimi. Yırtıcı hayvanları sirkin amacına uygun biçimde eğitme eylemi.
İngilizce Wildfowl Türkçe anlamı, Wildfowl eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Wildfowl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pheasant : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tavuksular takımında bulunan 11 cinsi 35 türü bulunan erkek ve dişileri birbirine benzemeyen büyük bir kuş grubu. Sülün. Tavuksular (galliformes) takımının, sülüngüler (phasianidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, avrupa'dan kafkasya'ya kadar olan bölgede yaşayan bir tür.
Fowl : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kümes hayvanı. Tavuk. Tavuk eti. Besin maddesi olarak beslenip büyütülen evcil kuşlar. Kuş. Kuş avlamak. Kümes hayvanları. Av kuşu. Tavuklar (galli) alt takımına giren, bahçe ve çiftliklerde kümeslerde yetiştirilen evcil türler.
Bird : Kuş. Tip. Kus. Roket. Uzay gemisi. Aves sınıfından yumurtlayan, akciğerli, sıcak kanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı, uçucu hayvanların ortak adı. Manita. Adam. Kişi.
Quail : Bıldırcın. Ürkmek. Korkudan sinmek. Titremek. Sinmek. Ümitsizliğe kapılmak. Korkmak. Umudunu yitirmek. Yılmak. Cesaretini kaybetmek.
Game birds : Geleneksel olarak gıda ve spor amaçlı olarak avlanan sülün, bıldırcın, ve keklik dahil çeşitli türler. bu terim yabani hindi ve bazı yabani su kuşları türleri için de kullanılabilir. Av kuşu.
Wild fowl : Vahşi kuşlar. Yaban kuşları. Yabani kuşlar.
Grouse : Homurdanmak. Orman tavuğugiller. Ormantavuğu. Dırdır etmek. Bir tür keklik. Şikayet. Sızlanmak. Kuşlar (aves) sınıfının, tavuksular (galliformes) takımının, tavuklar (galli) alt takımından, bacakları ve boyunları kısa türleri olan bir familya. Çok iyi. Şikayet etmek.
Partridge : Çilkeklik. Yakalı ormantavuğu. Keklik. Kansas eyaletinde şehir. Çil. Sülüngiller familyasından bıldırcından büyük bazı kuş türlerine verilen ad. Yakalı keklik.
Wildfowl synonyms : wildfowls.

Bu kısımda Wildfowl kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Wildfowl ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Wildfowl anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Wildfowl ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.