Windfalls türkçesi Windfalls nedir

  • Beklenmedik yerden gelen para.
  • Düşeş.
  • Umulmadık yerden gelen.
  • Rüzgarla düşen meyve.
  • Talih kuşu.
  • Rüzgardan düşen meyve.
  • Beklenmedik yardım.
  • Aşağı esen rüzgar.
  • Beklenmedik şans.
  • Beklenmedik bir para.
  • Rüzgarın devirdiği ağaç.

Windfalls ingilizcede ne demek, Windfalls nerede nasıl kullanılır?

Windfall loss : Daha önceden tahmin edilmemiş kayıp. Büyük ve sürpriz zarar.

Windfall profit : Arızi kar. Beklenmedik kazanç. Umulmayan kazanç. Beklenmeyen kar. Beklenilmeyen kar. Önceden bilinmeyen nedenlerle sağlanmış olan kar. Beklenmedik kar. Umulmadık kar.

Windfall profits : Umulmadık karlar. Beklenmedik karlar. Umulmadık beklenmedik karlar.

Had a windfall : Umulmadık bir kazanç elde etti. Beklenmedik bir kazanç aldı. Bir çaba sarf etmeden bir şey elde etti. Beklenmedik bir iyi şansla karşılaştı.

Having a windfall : Beklenmedik bir kazanç alma. Başına talih kuşu konma. Çaba sarf etmeden bir şeyi elde etme. Beklenmedik bir servet elde etme.

Windfaceted stones : Yüzeyli çakıl. Yüzeyleri, yelle cilalanmış köşeli çakıl.

Windforce : Yeryüzünün biçimlenmesinde payı bulunan, denizlerde dalga ve akıntılar gibi devinimleri yaratan bir dışetken. Rüzgar gücü.

Windflowers : Dağlalesi. Dağ lalesi. Rüzgar çiçeği. Anemon. Manisa lalesi.

Windflower : Anemon. Dağlalesi. Manisa lalesi. Rüzgar çiçeği. Dağ lalesi.

 

Windfall : Azdırmak. Telaşlandırmak. Beklenmedik şans. Rüzgarla düşen meyve. Beklenmedik bir para. Aşağı esen rüzgar. Beklenmedik yerden gelen para. Rüzgardan düşen meyve. Talih kuşu. Umulmadık yerden gelen.

İngilizce Windfalls Türkçe anlamı, Windfalls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Windfalls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Natural event : Doğa olayı. Meydana gelen olgu. Doğal olay. Gerçekleşen olay.

Bonanza : Beklenmedik zenginlik. Zengin maden. Beklenmedik kazanç. Kazanç kaynağı. Refah. Bolluk. Zengin. Zengin maden yatağı. Çok karlı iş. Zengin maden damarı.

Gold rush : Altın akını. Devlet kuşu. Altına hücum. Devletkuşu. Beklenmedik zenginlik. Gökten gelen refah.

Gravy : Sos. Et suyu. Beklenmedik zenginlik. Açıktan para. Salça. Yemek sosu. Etin pişerken saldığı su. Gökten gelen refah. Kolay kazanç.

Gift from heaven : Devlet kuşu. İlahi hediye. Ganimet. Tanrı'nın hediyesi.

Windfall : Beklenmedik para. Azdırmak. Telaşlandırmak. Ateşlendirmek.

Tossups : Yazı tura atma. Şansına. Bir meseleye karar vermek için yazı tura atma. Şans eseri.

Godsend : Ganimet. Hızır gibi yetişen devlet kuşu. Beklenmedik zenginlik. Devlet kuşu. Beklenmeyen lütuf. Nimet. Gökten gelen refah. Mucize.

Occurrence : Olay.

Good luck : Bol şanslar!. Hayırlı ola!. Baht. Kadem. Akyazı. Bol şans. Uğur. Şans. İyi şans.

Windfalls synonyms : edible fruit, occurrent, godsends, happening, bunce, stroke of luck, gravies, manna from heaven, tossup, boom.